*
AKP İktidarında, yaşamın her alanında laikliğe saldırılmaya
devam edilmektedir.
* Ülkemizde Eğitim
Kurumlarında laiklik ilkesini yok etmeye yönelik uygulamalar
hızla artmaktadır.
*
Eğitim Kurumları dinsel eğitimin merkezi olamaz. Ankara
İli Keçiören İlçesinde bulunan, Keçiören Lisesi’nin müdürü
Asıf YAVUZ Diyanet İşleri Vakfına resmi yazı ile başvurarak
“700 adet Kuran-ı Kerim meali” talep etmiştir.
Konu
22 Mart 2006 tarihinde basında yer almış, ancak o günden
bu güne kadar devletin hiçbir kademesinden, Anayasa’nın
2. maddesi ile kabul edilen ve 4. maddesi ile de “değiştirilmesi
dahi teklif edilemeyecek” maddeler arasına alınarak, güvence
altına alınan, laiklik ilkesinin korunması anlamında hiçbir
ses yükselmemiştir.
Keçiören
Lisesi için, her üç öğrenciye bir Kuran-ı Kerim düşecek
oranda Kuran için, Diyanet İşleri Vakfına yazı yazan, konunun
kamu oyuna yansıması üzerine yemin billah ederek yanlışlık
oldu, diyen okul müdürü hakkında hala bir işlem yapılmamıştır.
Diyanet
İşleri Vakfına yazmış olduğu resmi yazı kurum arşivlerinde
dururken, okul müdürü Asıf YAVUZ, “iki tane istedik, yanlışlıkla
700 tane yazılmış” diyerek ve üstüne üstlük yemin ederek,
koltuğunu ve kendisini kurtarmaya çalışmaktadır.
Devlet
görevlileri, yani kamu görevlileri, tanrıya sığınarak ve
yeminlerle kamu görevi yapamazlar. Kamu görevi yasalarla
ve yasalara uyumla yapılır.
Daha da önemlisi,
kamu görevlileri Anayasamızın 2. maddesi ile düzenlenmiş
olan “Laiklik” ilkesine uymak, Anayasa’nın bir hükmü olan
Laiklik ilkesini korumak, sahip çıkmak ve ihlal edenlere
karşı durmak görevleri bulunmaktadır.
Keçiören
Lisesi Müdürü Asıf YAVUZ, 14 Şubat 2006 tarih ve 310/270
sayı ile Diyanet İşleri Vakfına göndermiş olduğu yazıda,
“Okulumuz öğrencilerinin Kuran’a olan ilgilerini arttırmak
için sizin aracılığınız ile Kuran-ı Kerim meali dağıtmak
istiyoruz. Bunun için 700 adet Kuran-ı Kerim mealinin hibesi
hususunda gereğini bilgilerinize arz ederim.” demiş olmasına
rağmen, konunun kamu oyununa yansıması üzerine, yazının
içeriğini inkar etmeye başlamıştır.
Ülkemizde,
çağdaşlıktan yana, demokrasiden yana laik bir eğitim sistemi
ile eğitim yapılmasının gereğine inanan örgütlüğümüz, asimilasyoncu
ve şeriat özlemcilerinin, bağnazlığa yönelik uygulamalarına,
yaşamın her alanında müdahale edecektir.
Dün
Yalova’da bu gün Keçiören Lisesinden kamu oyuna yansıyan,
laiklik karşıtı uygulamalar, lokal ve yerel birer uygulama
olmayıp, ülkeyi şeriata taşıma özlemi içinde olanların,
sakladıkları hedeflerinin açığa çıkmış bölümleridir.
Buradan Milli Eğitim Bakanını
ve Ankara Valisini göreve davet ediyoruz. Sizler Ülke Anayasa’sını
korumak için, kendinizi görevli olarak görmüyor musunuz?
Bulunduğunuz makamlar Anayasa’yı korumak görevi ile donatılmış
makamlar olduğunun bilincinde değil misiniz ki, size bağlı
bir eğitim kurumunda şeriatı hâkim kılmak ve laiklik karşıtı
eğitim yapma çalışmaları yapılırken, görevinizin gereğini
yapmıyorsunuz?
Tüm
Demokratik Kitle Örgütlerine, Sendikalara, Siyasi Partilere
de buradan seslenmek istiyoruz. Keçiören Lisesinde ve daha
birçok yerde olan benzer olaylara ve uygulamalara karşı,
çocuklarımıza çağdaş bir ülke bırakmanın görevimiz olduğu
bilinci ile karşı çıkmanın görevimiz olduğunu bilmemiz gerekmektedir.
Bu nedenle bağnazlığa ve şeriat özlemcilerine yönelik olarak
verilecek demokrasi mücadelesinde güçlerimizi birleştirmenin
zorunluluğu ortadadır.
Bu
mücadelede, demokrasiye bağlı her yurttaşımıza da görev
düşmektedir. Her yurttaşımızı demokrasi mücadelesinde yanımızda
görmek istemekteyiz.
Demokrasi
mücadelesinde el ele, yan yana olmak dileği ve umudu ile
kamuoyunun bilgisine saygı ile sunarız.
23.03.2006
Av. Kazım GENÇ
Genel
Başkan
Lise
müdürü öğrenciler için Kuran istedi !
Ankara'da
bir lise müdürü Diyanet'e yazı yazıp "öğrencilerin ilgisini
artırmak için" 700 Kuran istedi ! Ankara Keçiören Lisesi
Müdürü, Türkiye Diyanet Vakfı'na bir yazı göndererek, öğrencilere
dağıtmak üzere 700 adet Kur'an istedi. Yani, 2 bin 100 öğrencisi
bulunan okulda, her 3 öğrenciye 1 Kur'an düşecek. Bir okul
için bu kadar çok sayıda Kur'an istenmesi tartışma yaratırken,
Okul Müdürü Asıf Yavuz "Vallahi yanlışlık var" diyerek "2
tane" istediklerini savundu. Ankara Keçiören Lisesi Müdürü
Asıf Yavuz imzası taşıyan resmi yazı 14 Şubat 2006'da Türkiye
Diyanet Vakfı'na gönderildi. "Kur'an-ı Kerim Meali Hibe
Talebi" konulu, 310/270 sayılı resmi yazıda şöyle denildi:
"Okulumuz öğrencilerine Kur'an'a olan ilgiyi arttırmak için
sizin aracılığınızla Kur'an-ı Kerim meali dağıtmak istiyoruz.
Bunun için 700 adet Kur'an-ı Kerim meali hususunda gereğinizi
bilgilerinize arz ederim." Yazı eğitim çevrelerinde tepkiye
yol açtı. Keçiören Lisesi'nin 13 yıldan bu yana müdürlüğünü
Asıf Yavuz, SABAH'ın sorusu üzerine, yazının altındaki imzanın
kendisine ait olduğunu kabul etti, ancakistenen Kur'an sayısıyla
ilgili bir "yanlışlık" yapıldığını savundu.
ÖĞRETMENE
İSTEMİŞ
"Öğrencilere
dağıtmak istediği" yorumunun da doğru olmadığını savunan
Yavuz, "Biz Kur'an'ı öğrenciler için değil öğretmenler için
istedik" diyerek şunları söyledi: "Din dersi öğretmenlerimiz
Diyanet Vakfı'nın ücretsiz Kuran dağıttığını duymuş, 'Derslerde
kullanmak üzere 2 tane alsak iyi olur' dediler. Ben de kabul
ettim. Yazı getirildi ve ben de imzaladım. Ancak 700 tane
değil, 2 tane istedik. 700 tane istendiğini, şimdi siz sorunca,
yazıya yeniden bakınca şaşkınlıkla fark ettim. Okulun kalabalığı,
yoğun koşuşturması içinde okumadan imzaladım. Gözümden kaçmış,
nasıl olmuş anlamadım. Bilinçli değil, bu işte bir yanlışlık
var. Vallahi billahi 700 tane istemedik." Kur'an'ı sadece
din dersi öğretmenlerinin isteği üzerine aldıklarının altını
çizen Yavuz, maddi bir hata yapıldığını söyledi. Yavuz kendini,
"Bu kadar Kur'an-ı Kerim ne işime yarar?" diye savundu.
Sabah
Nergis
DEMİRKAYA
Vallahi
billahi 700 demedim
Ankara'da
bir lise müdürü "öğrencilerin ilgisi artsın" diye resmi
yazıyla Diyanet Vakfı'ndan 700 Kuran meali istedi.
Ankara'daki Keçiören Lisesi'nin müdürü Asıf Yavuz'un 700
Kuran-ı Kerim meali için, Türkiye Diyanet Vakfı'na 14 Şubat
2006 tarihinde yazdığı resmi yazıyı SABAH muhabiri ele geçirdi.
Resmi
yazıyla başvurdu Mevcudu 2100 olan lisenin müdürü Yavuz'un
imzasıyla Diyanet Vakfı'na yollanan yazıda "Öğrencilerimizde
Kuran'a olan ilgiyi artırmak için sizin aracılığınızla Kuran
meali dağıtmak istiyoruz" denildi.
"Din
öğretmenleri istedi"
Sabah'ın
görüştüğü müdür Yavuz, Öğretmenlerimiz vakfın ücretsiz Kuran
dağıttığını duymuş. Alsak iyi olur' dediler. Ben iki sanıyordum.
Vallahi billahi 700 tane istemedim" dedi.
Vallahi
billahi yanlışlık olmuş!
Diyanet'e
yazı yazıp "öğrencilerin Kuran'a ilgisini artırmak için"
700 Kuran isteyen lise müdürü, SABAH'ın sorusu üzerine "İki
tane sanıyordum. Vallahi, billahi yanlışlık var" dedi.
Ankara Keçiören Lisesi Müdürü, Türkiye Diyanet Vakfı'na
bir yazı göndererek, öğrencilere dağıtmak üzere 700 adet
Kur'an istedi. Yani, 2 bin 100 öğrencisi bulunan okulda,
her 3 öğrenciye 1 Kur'an düşecek. Bir okul için bu kadar
çok sayıda Kur'an istenmesi tartışma yaratırken, Okul Müdürü
Asıf Yavuz "Vallahi yanlışlık var" diyerek "2 tane" istediklerini
savundu. Ankara Keçiören Lisesi Müdürü Asıf Yavuz imzası
taşıyan resmi yazı 14 Şubat 2006'da Türkiye Diyanet Vakfı'na
gönderildi. "Kur'an-ı Kerim Meali Hibe Talebi" konulu, 310/270
sayılı resmi yazıda şöyle denildi: "Okulumuz öğrencilerine
Kur'an'a olan ilgiyi arttırmak için sizin aracılığınızla
Kur'an-ı Kerim meali dağıtmak istiyoruz. Bunun için 700
adet Kur'an-ı Kerim meali hususunda gereğinizi bilgilerinize
arz ederim." Yazı eğitim çevrelerinde tepkiye yol açtı.
Keçiören Lisesi'nin 13 yıldan bu yana müdürlüğünü Asıf Yavuz,
SABAH'ın sorusu üzerine, yazının altındaki imzanın kendisine
ait olduğunu kabul etti, ancakistenen Kur'an sayısıyla ilgili
bir "yanlışlık" yapıldığını savundu.
ÖĞRETMENE
İSTEMİŞ
"Öğrencilere dağıtmak istediği" yorumunun da doğru olmadığını
savunan Yavuz, "Biz Kur'an'ı öğrenciler için değil öğretmenler
için istedik" diyerek şunları söyledi: "Din dersi öğretmenlerimiz
Diyanet Vakfı'nın ücretsiz Kuran dağıttığını duymuş, 'Derslerde
kullanmak üzere 2 tane alsak iyi olur' dediler. Ben de kabul
ettim. Yazı getirildi ve ben de imzaladım. Ancak 700 tane
değil, 2 tane istedik. 700 tane istendiğini, şimdi siz sorunca,
yazıya yeniden bakınca şaşkınlıkla fark ettim. Okulun kalabalığı,
yoğun koşuşturması içinde okumadan imzaladım. Gözümden kaçmış,
nasıl olmuş anlamadım. Bilinçli değil, bu işte bir yanlışlık
var. Vallahi billahi 700 tane istemedik." Kur'an'ı sadece
din dersi öğretmenlerinin isteği üzerine aldıklarının altını
çizen Yavuz, maddi bir hata yapıldığını söyledi. Yavuz kendini,
"Bu kadar Kur'an-ı Kerim ne işime yarar?" diye savundu.