Gazi
ve Ümraniye Katliamları üzerinden 11 yıl geçti. 11 Yıl önce
bu gün, kahvede oturan Alevi dedemiz hedef alınarak başlatılan,
derin devlet kaynaklı provokasyon saldırı, olaylara güvenlik
kuvvetlerinin açık saldırı sonrası 17 canımızın Gazi’de
4 canımızın da Ümraniye’de katledilmesine neden oldu.
Daha
önce de birçok katliama maruz kalmış olan Aleviler, ilk
defa kamuoyunun gözü önünde bizzat devletin güvenlik güçleri
tarafından katledilmişlerdir.
Gazi
ve Ümraniye katliamları planlı, programlı ve toplumu birbirine
düşürmek amacı ile gerçekleştirilmiştir. Derin devlet ve
Susurlukta ortaya çıkan ve hala Şemdinli de devam eden kontra
gerilla- gladyo kaynaklı çetelerin yaptığı, halka yönelik
kanlı bir katliamdır.
Gazi ve Ümraniye Katliamlarının
perde arkasının aydınlatılması ve faillerinin cezalandırılması
yönünde devletin ve siyasi iktidarların tarafsız bir yaklaşımı
olmamış, katliamın üstü kapatılarak, elde olan tetikçilerin
aklanması ve kurtarılması sağlanmıştır.
Katliam tetikçilerinin
cezalandırılmasının önüne geçmek ve mağdurların davayı bir
bütün olarak sahiplenmelerini önlemek için, dava katliamın
yapıldığı İstanbul-Gazi ve Ümraniye’den 1200 KM uzağa Trabzon
iline nakledilmiştir.
Davayı
takip için her duruşmada İstanbul’dan ve diğer illerden
Trabzon’a gelen mağdurlar ve vekilleri, her duruşmaya gelişlerinde
defalarca aramalardan geçirilerek, sık sık üst araması vb
muamelelere tabi tutularak ve hatta dönem dönem Trabzon
Emniyeti güvenlik güçleri tarafından coplanarak, davayı
takip etmelerinin önüne geçilmek istenmiştir.
Davayı
sürüncemede bırakarak, toplum ilgisinden uzaklaştırarak,
failleri aklamak isteyen zihniyet, ne yazık ki, başarıya
ulaşmış, toplam 21 canımızın katledenler, “katliamı görevleri
nedeni ile” yaptıkları savunmasının kabul görmesi ile mahkûmiyetten
kurtulmuşlardır.
Göstermelik
olarak sadece iki sanık hakkında verilmiş olan 18 aylık
hapis cezaları da ertelenerek, dava dosyası kapatılmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde açılan dava canlarımızın
lehine sonuçlanmış ve devlet mahkûm edilmiştir. AİHM kararı
gereğince yeniden yargılama yaparak, katliamları aydınlatmak
ve sanıklarını yakalayarak yargılanmakla görevli olan devlet,
katliam sanıklarını koruduğunu haykırırcasına hiçbir işlem
yapmamaya devam etmektedir.
Otopsi
raporu ve balistik incelemesi sonucu, altı canımızın canına
kastettiği tespit edilmiş olan kamu görevlisi bugün Rize
ilinde emniyet görevlisi olarak görevini sürdürmektedir.
Tüm
demokrasi güçleri, yeni katliamlar yaşamamak ve katliamlara
karşı bir güç oluşturmak için, katliamlara karşı seslerini
yükselmek ve karşı duruş sergilemek durumundadır.
Cumhuriyet tarihimizde bir kara leke
olarak yer almış olan Gazi-Ümraniye katliamlarını unutmadık.
Bu kara lekeyi örgütümüz, devamlı olarak hatırlamaya ve
topluma hatırlatmaya devam edecektir.
Bu
günden 11 yıl önce yaşatılmış olan Gazi-Ümraniye katliamlarını,
perde arkasından organize edenler ile tetikçilerini kınıyor,
katliamın arkasındaki gerçek güçlerin ve sorumluların açığa
çıkarılarak cezalandırılması diliyor ve kamuoyunu, katliamlara
karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz.