Fransa Alevi Birlikleri
Federasyonu Başkanının Yanındayız
Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi'ne hitap etmek üzere
Fransa'nın Strasbourg kentine davet edilen Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül, Strasbourg'daki "IIiade Kültür Merkezinde", Fransa'daki
Dernek ve Federasyon temsilcileri ile birlikte düzenlenen
özel toplantının soru cevap bölümünde söz alan Fransa Alevi
Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Durak Arslan'ın;
*
Alevilerin inanç merkezleri olan Cemevleri halen yasal bir
statüye sahip değildir. Yeni Cumhurbaşkanı olarak Cemevlerinin
yasal statüye kavuşması için ne yapmayı düşünüyorsunuz?
*
Oluşturulan yeni Anayasa da katılımcılığın sağlanması çerçevesinde
Alevilerinde görüşlerine baş vuracak mısınız?
*
Almanya'da ırkçılar tarafından Sollingen'de Türk oldukları
için yakılan masum insanların anısına Alman Cumhurbaşkanı
ve Başbakan'ı tarafından açılışı yapılan bir anıt yapıldı
ve yakılan evler müzeye dönüştürüldü. Sivas katliamında kalleşçe
yakılan canların yakıldığı Madımak otelinin, et lokantası
yerine, Almanya'nın Sollingen kentinde bulunan Türk Evi gibi
müze haline getirilerek yaşanan acı olayların bu şekilde unutulmayacağını
düşünüyoruz. Siz Madımak'ta yakılan 35 aydın, entellektüel
ve sanatçı için ne yapmayı düşünüyorsunuz»
sözlerine
karşılık, salonda bulunan kendilerini Milli Görüşçü ve Ülkücü
olarak belirten grubun, Federasyonumuzun Genel Başkanı Durak
ARSLAN’a karşı gösterdikleri tavrı ve saldırıyı nefretle kınıyoruz.
Saldırıyı tüm Alevilere ve onların temsilcisi olan tüm kurumlarımıza
yapılmış sayıyoruz. Bu saldırının bir dönem kendilerinin de
milli görüşçü olduğunu bildiğimiz ve şu anda tarafsız olduğunu
söyleyen Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL’ün huzurunda yapılmış
olmasının, bu kesimlerin aldıkları cesaretin sonucu olduğunu
düşünüyoruz. Sayın Abdullah GÜL’ün sorunu geçiştirmeye yönelik
tavrını, Cumhurbaşkanının korumalarının da bu saldırıda taraf
olmasını, biz Aleviler açısından yaşamın ne kadar zor olduğunun
ve devletin vatandaşları arasındaki tarafsızlığını yitirdiğinin
de göstergesi olmuştur. Sivas katliamı sonrası, katliamı yapan
kişilerin avukatlığını, Sayın GÜL’ün de içinde olduğu Refah
Partisi’nin Adalet Bakanlığını da yapan Şevket Kazan’ın yaptığını
unutmadığımızı belirtmek istiyoruz.
Bu
taleplerin hepsini yıllardır kendi ülkemizde savunuyor ve
her koşulda devlete, siyasi partilere ve iktidarlara raporlar
halinde sunuyor, sunmağa da devam edeceğiz.
Farklılıklara tahammül edemeyen ve yok sayan, insanları yakmakla
övünen bir anlayışı nefretle kınadığımızı tekrar belirtirken,
“dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyen Pir Sultan
Abdal’ın bilinci, direnci ve inancıyla mücadelemize devam
edeceğimizi belirtmek istiyoruz.