*
“Gülen okulları” Laik eğitimi ortadan kaldırma çalışmalarını
sürdürmeye devam ediyorlar.
*
Milli Eğitim “Gülen Okullarını” çok sıkı bir şekilde ve
her açıdan denetlemelidir.
Hafta
içinde kurumlarımıza başvurmuş olan Maltepe Dershanesi öğrencisi
Yağmur SARİATAŞ, “Burslu öğrenci olarak Tunceli ilinden
getirildiğini, burslu olması nedeni ile, Maltepe dershanelerine
bağlı yurtlar dışında başka bir yerde kalmasına izin verilmediğin
ve Ankara Esentepe Mahallesi, Şehit Veli Kara Sokak No:35
Etlik adresinde bulunan Hafsa Sultan Kız Yurduna yerleştirildiği,
Bu yurtta her akşam saat 20.50 ile 21.30 saatleri arasında,
“çay saatleri/çay sohbetleri” adı altında dini eğitime tabi
tutulduklarını, bu sohbetlere katılmamak istediğini içeren
dilekçe vermesine rağmen, kendisine her hangi bir yazılı
cevap verilmediği, ancak katılmaması durumunda, yurttan
ve dershaneden atılacağının söylendiği, sohbetlere katılmaması
nedeni ile de yurttan atıldığının ve kendisinin, rızası
ile yurttan ayrıldığına ilişkin belge vermeye zorlandığını,
ayrıca yurtta iken sürekli olarak cep telefonlarına el konulduğunu,
reşit kişiler olmalarına rağmen yurttan ve dershaneden dışarıya
ancak 4 saat çıkmaklarına izin verildiğini, Zaman Gazetesi,
Genç Beyin ve Sızıntı dergisi dışında basın yayın takibi
yapamadıklarını, özel dolaplarının birer anahtarının yurt
idaresinde olması nedeni ile özel yaşamlarının olmadığı.
” söylemiştir.
Örgütlerimiz
yapmış oldukları araştırmada;
Fetullah GÜLEN başkanlığındaki Nur Cemaatine bağlı olan
Maltepe Dershaneleri ve değişik bir çok ad altında dershanelerin
Türkiye’nin hemen hemen her ilinde ve hatta nüfusu fazla
ilçelerinde yurt ve dershanelerinin olduğunu, Ancak Tunceli
ilinde, halkın kiralık ve satılık yer vermemesi nedeni ile
Tunceli ilinde örgütlenemediklerini görmüştür. Ancak Son
yıllarda Tunceli ilinde de Munzur İlköğretim Koleji adı
altında okullarını açmışlardır.
1998
senesinden itibaren, Tunceli’den burslu öğrenci adı altında
öğrencileri toplamaya başladıklarını, öğrencileri genelde
15 kişilik gruplar halinde Ankara, İstanbul, İzmir, Kayseri
vb illere dağıttıkları, ancak bu 15 kişilik grupları da,
illerde birer veya ikişer kişilik gruplar halinde dershane
ve yurtlara dağıtarak, birbirlerinden kopardıkları, yurtlarda
da ayrı ayrı odalarda kalmalarını sağlayarak, yalnızlaştırıp,
kendilerine bağlı kılmaya çalıştıkları görülmüştür.
Öğrencimiz yurttan atılırken, yurt idaresi “biz muhafazakâr
bir kurumuz, çay sohbetleri bizim için kuraldır, vazgeçilmezdir.”
Diyerek, amaçlarını açıkça ortaya koymuşlardır.
Ülkemizin
her tarafına yayılmış okulları, yurtları, ticari kurum ve
kuruluşları ile, laik demokratik sistem karşıtı çalışmalarını
sürdüren bu kurumlara karşı, demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz.
Buradan
tüm ailelere sesleniyoruz: Geleceğimiz olan çocuklarınızı,
gizli (-ki artık gizlemiyorlar da) şeriat propagandası ve
çalışması yapan bu kurum ve kişilere teslim etmeyiniz. Çünkü
teslim ettiğiniz sadece çocuklarınız değil, çocuklarınızla
beraber ülkemizin geleceğidir.
Bizler,
benzer nedenlerle yurtlardan atılan ve dershanelerden ilişkisi
kesilen öğrencilerin, dershane ve yurt sorunlarının çözümü
konusunda, gerekeni yapacağımızı da burada ifade etmek isteriz.
Çocuklarınız
şeriatçı bir zihniyet ile yetiştirilirken, gelecekte, ülkenin
şeriat yönetimine geçmesinin birer aracı olacakları da unutulmamalıdır.
Tüm
kamuoyunu ve velileri, konuya duyarlı olmaya davet ediyor,
sorunun takipçisi olacağımızı bilgilerinize sunuyoruz.
Ben
Maltepe Dershanesinin Kızılay şubesine giden ve Maltepe
Dershanesine bağlı Esentepe Mahallesi, Şehit Veli Kara Sokak
No: 35 Etlik adresindeki Hafsa Sultan Kız Yurdunda kalan
320741nolu öğrenciyim.
Ben
Maltepe Dershanesi tarafından ücretsiz (burslu) okutulmak
üzere Tunceli’den getirilen 15 öğrenciden biriyim. Getirilen
öğrencilerin dershanelere dağıtımı sırasında ben ve bir
arkadaşım Maltepe Dershanesi Kızılay şubesine bağlı hafsa
sultan kız öğrenci yurduna yerleştirildik.
Bulunduğumuz
yurtta öğrencilerin katılmasının zorunlu olduğu, çay saatleri
ismiyle cumartesi dışında her gün düzenli olarak 20.50 –
21.30 saatleri arasında toplantılar düzenlenmektedir. Bu
toplantılarda hiçbir eğitimci kimliğine sahip olmayan ve
dışarıdan getirilen tarikatçı insanlar tarafından dini eğitim
çalışması ve şeriat propagandası yapılmaktadır.
Biz
yaklaşık iki ay önce bu toplantılara katılmak istemediğimize
dair yurt yönetimine dilekçe ile başvuruda bulunduk. Onbeş
gün sonra dilekçemizin sonucunu sorduğumuzda işleme almadıklarını
söylediler. O günden sonra bu toplantılara katılmadık. Bunun
üzerine yurt müdürü Sedef BAŞOĞLU ve idarecilerden Saadet
isimli hoca bizi çağırarak “ ya bu toplantılara katılırsınız
ya da sizi yurttan atarım” diyerek tehdit etti. Bunun üzerine
arkadaşım toplantılara katılmayı kabul etti. Ben ise laik
eğitim sistemine aykırı bulduğum için bu toplantılara katılmayı
reddettim. Bundan dolayı yurttan atıldım.
Yurt
idaresi şu anda bana kendi isteğim üzerine yurttan ayrıldığıma
dair bir dilekçe imzalatmaya çalışmaktadır. Ben ise böyle
bir belge imzalamak istemiyorum ve yurttan atılma nedenimin
tarafıma yazılı olarak bildirilmesini söylememe rağmen bana
yazılı hiçbir belge vermediler.
Ben
reşit bir kişi olmama rağmen, yurtta ve dershanede dışarı
çıkmama izin vermedikleri gibi, yurtta cep telefonumu elimden
alarak dış dünya ile olan ilişkimi de kesiyorlardır. Zaten
dış dünya ile ilişkimizi kesmek için, yurttan servis ile
dershaneye götürülüp getiriliyorduk.
Yoksulluk
içinde olan gençlerimizi alarak, beyinlerini yıkayarak laik,
demokratik sisteme karşı birer insan olarak yetiştiren bu
kişiler hakkında, gerekli soruşturmanın yapılarak adli ve
idari gerekli cezaların verilmesinin sağlanmasını saygı
ile arz ederim.