*
Metin Altıok Ağıtı” oratoryosu sansürlenirken sesi çıkmayanların,
Fazıl Say’a söyleyecek sözleri olamaz.
*
Sanatı sansürleyen siyasetçilerin, vatan sevgisinden söz etmeye
hakları olamaz.
Sayın
Fazıl SAY’ın, ülkede son yıllarda gelişen olaylar sonrası
duymuş olduğu kaygılarını dile getirmesi sonrasında; hem birçok
yazar ve hem de siyasetçiler tarafından ve özellikle de, vatan
sevgisi üzerinden saldırılara uğramaktadır. Bu haksız ve dayanaksız
saldırılar tarafımızdan hayret ve ibretle izlenmektedir.
Yapılan
kamuoyu yoklamalarının da çok somut olarak gösterdiği üzere,
ülke muhafazakârlaşmaya ve dine dayalı devlete olmaya hızla
yaklaşmaktadır. Tıpkı İran’da Humeyni’nin milyonlar tarafından
karşılandığı gibi, yakın zamanda Fetullah Gülen’in de milyonlar
tarafından karşılanacağını dile getirmek, ne yazık ki ileri
görüşlülük olmaktan çok uzaktır.
Gelişen
dünyada çağdaş bir ülke olma iddiasında olan ülkemizin bu
gelişmeleri hak etmediği de bir başka gerçektir. Laik Türkiye’nin;
ortaçağ karanlıklarına dönme istemlerine karşı sesini yükseltmesi
gerekmektedir. Sayın Fazıl SAY’ ın da yaptığı budur.
Görmüş
olduğu rahatsızlıkları sanatçı duyarlığı ile getirmiş olan
Sayın Fazıl SAY’ın görüşlerinin, ülke ve vatan sevgi ile karşılaştırılması
ve üstelik bunu sanata sansür uygulamış olan siyasetçikler
tarafından yapılması kabul edilemez.
“Metin Altıok Ağıtı” Oratoryosun’undaki “Sivas-Madımak Yangını”
görüntülerini sansürleyenlerin, ve üstelik; Madımak yangınındaki
devlet kusurunu itiraf edercesine “devlet olanakları ile devlete
küfür edilir mi” diyen Bakan ve bu Bakanın Başbakanı, Sayın
Fazıl SAY’ a söz söyleyebilecek en son kişilerdir.
Sayın
Fazıl SAY’ın haklı ve gerçeğe yansıtan kaygı ve duygularını
paylaşıyor, yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Saygılarımızla.