03.01.2008
Tarihinde, Demokrasi mücadelesini birlikte vermekte olduğumuz
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Halkevleri (HE), Devrimci
İşçi Sendikaları Konfederasyonu Ankara Bölge Temsilciliği
(DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Platformu (KESK), Kızılırmak
Yerel Dernekler Federasyonu, Tunceli Dernekler Federasyonu
(TUDEF) Alevilik Araştırma Merkezi ve Devrimci 78’liler Federasyonu
ile birlikte, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisiyle görüştük.
23.12.2007
tarihinde ARD Televizyonunda yayınlanmakta olan Tatort adlı
dizinin “Namusuma Layık Olmak” adlı bölümünde Alevi Toplumunu
rencide edilmesi nedeni ile duyduğumuz rahatsızlığı ve toplumumuzun
tepkisini dile getirdik.
Görüşmede
rahatsızlığımızı dile getirerek, hazırlamış olduğumuz dosyayı
ve görüşlerimiz içeren metni sunduk. Görüşlerimizi içeren
metin ektedir.
Saygı
ile basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.04.01.2008
Av. Kazım GENÇ
Genel
Başkan
ALMANYA
FEDERAL CUMHURİYETİ BÜYÜKELÇİLİĞİNE
ANKARA
•
Almanya Federal Cumhuriyeti ve ARD televizyonu Alevi toplumundan
özür dilemelidir!
•
Tatort adlı dizi derhal yayından kaldırılmalıdır!
23
Aralık 2007 tarihinde Alman 1. kanalı ARD’ de yayınlanan TATORT
adlı polisiye dizinin "Wem Ehre gebührt" (Namusuma Layık Olmak)
adlı bölümünde, Alevilere hakaret edilerek, aşağılanmış ve
Alevi toplumu rencide edilmiştir.
Aleviler, “eline, beline, diline sahip ol.” anlayışını ilke
edinmişlerdir. Yetmiş iki millete ve inanca aynı anlayışla
bakmaktadırlar. Durum böyle iken Almanya Federal Cumhuriyeti’nin
Devlet Kanalı ARD’ de yayınlanan dizi de, Alevi toplumu Osmanlı
anlayışı ile aşağılanmıştır. Ülkemizde yoğun bir şekilde körüklenen,
Alevi-Sünni, Kürt-Türk ayrımının Federal Almanya Cumhuriyeti’nde
de yankı bulmuş olmasını kabul etmek olanaklı değildir.
Alevi
toplumu yüzyıllardır Anadolu topraklarında Osmanlı’nın ve
Şeyhülislamlarının fetvalarıyla aşağılanmış, horlanmış, dışlanmış,
asla hak etmedikleri uygulamalara ve iftiralara uğramış, kimi
zaman da toplu katliam ve kıyımlarla karşı karşıya kalmıştır.
Alevi toplumunun, Osmanlı ulemalarının benzer iftiralarıyla,
Almanya Federal Cumhuriyeti’nde ve üstelik devlet televizyonunda
karşı karşıya kalması bizi çok derinden yaralamıştır.
Osmanlı
döneminden beri, Alevi toplumunu aşağılamak ve dışlamak için
atılmış olan “mum söndü” “ensest ilişki” vb. iftiralara yönelik
toplumumuz mücadele vermektedir.
1996
Yılında dönemin Adalet Bakanı’nın benzer yöndeki söylemi,
toplumumuzun yoğun tepkisi ve Bakanın geri adım atması ile
karşılaşmıştır.
Bir
TV programında benzer bir söylemi dile getirmiş olan Güner
Ümit’e karşı gösterilen tepkiler sonucu TV programındaki görevine
son verilmiş, daha sonra TV’ lerde yapmak istediği tüm programlar,
Alevi toplumunun protestoları nedeni devam edememiştir.
Çağdaş
dünyada insanları ve toplumları rencide etmek, toplumlarda
nefret ve kine neden olmakta, farklı toplumların birleşmelerine
engel olmaktadır.
Çağdaş dünya; her inanca, kültüre, dile, ırka saygı dünyası
olup, bir arada yaşamayı gerektiren bir dünyadır.
Avrupa toplumları ile uyum konusunda sorun yaşamayan ve diğer
toplumlara göre daha hızlı entegre olan Alevilere yönelik
bu söylem, Alevi toplumu ile toplumunuz arasında derin uçurumlar
açacaktır.
Alevilere
yönelik rencide edici yayının yapıldığı tarihten sonra, gerek
yurt içinde ve gerekse yurt dışında yapılmış olan basın açıklaması,
protesto eylemi, miting vb tepkilere sessiz kalmakta da, çağdaş
bir devlet olduğu iddiasında olan devletlere yakışmamaktadır.
30.12.2007
tarihinde Köln’de 50.000 kişinin katılımı ile yapılmış olan
protesto mitingi, TV yayınına Alevi toplumunun duyduğu tepkinin
göstergesidir.
Avrupa’da
örgütlenerek demokratik bir güç olma noktasına gelmiş olan
Alevilere yönelik bu kabul edilemez saldırı ile; Alevileri,
diğer toplumlardan uzaklaştırmak ve dışlamak istenen bir politika,
uygulanmak isteniyor ise, bu yanlış bir politikadır ve hiçbir
devlete fayda sağlamaz.
Türkiye’deki Alevi Örgütleri ve demokrasi mücadelesini birlikte
yürüttüğümüz örgütler olarak, bu dizide doğrudan Alevi bir
ailede sembolize edilen konu içeriğinin tesadüfen ortaya çıktığına
inanmıyoruz. Toplumumuzu rencide eden, aşağılayan böyle bir
senaryo yalnızca senaristin sorumluluğu ile sınırlandırılması
söz konusu edilemez. Almanya Federal Cumhuriyet’inin devlet
kanalı olan ARD bünyesinde bu dizinin yayınlanmış olması,
Almanya Federal Cumhuriyetini de doğrudan ilgilendirmektedir.
ARD TV yayını nedeni ile toplumumuzun duyduğu rahatsızlığın,
sizler kanalı ile yetkililere iletilmesini dilemekteyiz.
Bu
konuda ARD sorumlularının, Alevi toplumundan derhal özür dilemesini
ve özür dilemenin göstergesi olarak dizinin yayından kaldırılmasını
istiyoruz.
Saygılarımızla.
03.01.2008
Av.
Kazım GENÇ - Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı
Yavuz ÖNEN - Türkiye İnsan hakları Vakfı Genel Başkanı
Abdullah
AYDIN - Halkevleri Genel Başkanı
Tayfun
GÖRGÜN - Devrimci İşçi Sendikaları İç Anadolu Bölge Temsilcisi
Haydar
KARAYÜNLÜ - Kamu Emekçileri Sendikaları Platformu Dönem
Sözcüsü
Hıdır
ADIYAMAN - Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu Genel
Başkanı
Av. Ercan İGİT - Tunceli Dernekler Federasyonu Genel Başkan
Yardımcısı
Av.
Ali YILDIRIM - Alevilik Araştırma Merkezi Başkanı
Rüşen
SÜMBÜLOĞLU - Devrimci 78’liler Federasyonu Genel Başkanı