Bilindiği
gibi Barış Radyo isimli kuruluş tarafından bu yıl 11 Haziran
2006 tarihinde Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda, “Barışa Semah
Dönenler” adıyla düzenlenen etkinliklerin 5. yapılacaktır...
Bilindiği
gibi Barış Radyo isimli kuruluş tarafından bu yıl 11 Haziran
2006 tarihinde Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda, “Barışa
Semah Dönenler” adıyla düzenlenen etkinliklerin 5. yapılacaktır.
Bu etkinlikle ilgili kamuoyunun bilmesi gereken gerçekler
vardır. İlkeleri olan bir sanatçı duruşuna sahip olmanın
sorumluluğu, benim açımdan bu gerçekleri kamuoyuyla paylaşmamı
zorunlu kılmakta, bir görev haline getirmektedir.
“Barışa
semah dönmek”, çok açıktır ki, birçok bakımdan önemli, dikkat
çekici anlamlar ifade etmektedir. Barış, biliyoruz ki coğrafyamızdaki
insanlarımızın ekmek, hava, su kadar özlemini duydukları bir
şeydir. Yıllar boyu devam eden şiddet ve çatışmaların doğurduğu
acılara son verilmesi, Anadolu ve Mezopotamya’nın, halklarımızı
birbirine düşman etmeye çalışanlara inat, barış içerisinde
bir arada yaşayan bir kültürler ve halklar bahçesi haline
gelmesi, Türkü, Kürdü ile sağduyu ve sorumluluk duygusunu
yitirmemiş her insanımızın paylaştığı bir özlemdir.
Öte
yandan “semah”, coğrafyamızda yaşayan milyonlarca Alevi
yurttaşımızın inanç ve değer sistemi içerisinde başlıbaşına
önemli ve anlamlı bir yer tutmaktadır. Semah, Alevi değer
yargıları, yaşam kültürü ve felsefesi açısından barışçıllığı,
kardeşliği sembolize eder.
Bu
noktada durup bakmak ve sormak gerekiyor: “Barışa Semah
Dönenler” adı verilen bu etkinliğin “barış” ile, “semah” ile
ilgisi nedir? Ben bir sanatçı ve ülke sorunlarına duyarlı
bir insan olarak bu sorunun, etkinliği düzenleyenler açısından
olumlu bir yanıtını bulabilmiş değilim. Ama tam aksi yönde
gerçekler vardır…
Bu
topraklarda “barış” deyince akla gelen, doğal ve kaçınılmaz
olarak Kürt sorunudur. Oysa etkinliği düzenleyen ticari radyo,
değil Kürt sorununa duyarlı olmak, Kürtçe şarkı, türkülere
dahi tahammülü olmayan sansürcü bir zihniyete sahiptir. Buna
somut olarak tanıklık ettiğimi açıklamak isterim. “Barışa
Semah Dönenler” etkinliğine katılacak sanatçılar için Düzgün
Tv’de yayınlanacak bir proğramlar serisinin parçası olarak
benimle de bir proğram yapılmıştı. Ama bu programda okuduğum
“Alişero” adlı Kürtçe şarkım, hiçbir şekilde iznim ve bilgim
olmadan (kaldı ki izin vermem zaten düşünülemezdi) programdan
Barış Radyo yetkilileri tarafından çıkarılmış, proğram 02
Hazıran 2006 tarihinde, sansürlenerek yayınlanmıştır. Devletin
radyo ve tv’lerinde dahi Kürtçe programlara (sınırlı da olsa)
izin verildiği, özel tv ve radyoların Kürtçe yayın yapması
önündeki engellerin belirli ölçülerde de olsa aşıldığı bir
dönemde, Kürtçe’ye tahammül göstermeyen bir zihniyetle karşı
karşıyayız. Bunu kabul edebilmem elbette ki söz konusu olamazdı.
Bunun
yanında, hemen hemen bütün Alevi dernek ve cemaatleri, bu
etkinlikten dışlanmışlardır. Radyo sahipleri bu etkinliği
Alevi örgütlerine devredeceği yönünde bir sözü bulunmasına
karşın, bu sözlerini yerine getirmemişlerdir.
Ortaya
çıkan sonuç, “barışa ve semaha” değil, para ve çıkara yönelik
bir etkinlikle karşı karşıya olduğumuzdur. “Barış” ve “Semah”
gibi, gözbebeği gibi korumamız, üzerinde hassasiyetle durmamız
gereken değer ve kavramların çok kaba bir tarzda ranta alet
edilmelerine ortak olmayacağım, seyirci kalmayacağım açıktır.
Bu çerçevede adından başka “barış ve semah” ile ilgisi bulunmayan
bu etkinliğe katılmayacağımı duyuruyor; bu açıklamamla, dostlarımdan,
dinleyicilerimden bu yönde aldığım çok sayıda mesajı da yanıtlamış
oluyorum.
Başta
aydın ve sanatçılar olmak üzere duyarlı kamuoyunun, “Barışa
Semah Dönenler” etkinliğinin bu içyüzünü bilmeye ve ona göre
tutum almaya hakları olduğuna inancımı belirtiyor, “değerlerimizin
dejenere edilmesine izin vermeyelim” diyorum.