Pir Sultan Abdal Kültür Derneði Antalya Þubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

 

Diyanetin Alevi Oyunu Bitmiyor

Birgün Gazetesi

ALEVİLER TEPKİLİ: Cemevleri camileştirilmek isteniyor

Alevi sivil toplum örgütlerinin her fırsatta kapatılması gerektiğini savunduğu Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, Cemevleri'nde Kuran Kursu açmaya hazırlanmasına Alevi örgütleri tepki gösterdi.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez, İstanbul'daki bazı Cemevleri'nden bu yönde gelen talep üzerine harekete geçtiklerini ve bunun, "güzel ve memnuniyet verici bir gelişme" olduğunu savunurken, Alevi örgütleri ise Cemevleri'ni ibadethane olarak kabul etmeyen Diyanet İşleri'nin bu uygulamasının, "Cemevleri'ni Cami'leştirme çabası" olduğunu belirtiyor.

BUGÜN KURAN KURSU YARIN MİNARE

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Görmez'in önceki gün, İstanbul'daki bazı Cemevleri'nden gelen istek üzerine bu Cemevleri'ne Kuran Kursu eğitimi için kadrolu imam verileceği yönündeki açıklamaları yeni bir tartışma başlattı.

Bugüne kadar yapılan açıklamalarda, Alevi inancını benimseyen vatandaşlara Cami'leri adres gösteren Diyanet İşleri'nin bu kararını eleştiren Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Ali Kenanoğlu, "Cemevleri'ni ibadethane olarak kabul etmeyerek Aleviler'e Cami'leri adres gösteren Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu çalışmasını, ilk etapta Cemevleri'nin içerisini Cami'leştirme çabası olarak değerlendiriyoruz. Bu, ileride birer minare dikmek suretiyle Cemevleri'ni Cami'ye dönüştürme yönündeki zihniyetin ilk adımıdır" diye konuştu.

'ASİMİLASYONA HİZMET EDENLER VAR'

Aleviler'in sorununun Kuran'ı Arapça olarak okumak ya da ezberlemek olmadığını vurgulayan Kenanoğlu, "Bu nedenle Diyanet'in girişimini, Cemevleri'ni Cami'lere dönüştürmeye yönelik bir çaba olarak değerlendiriyoruz. Ne yazık ki Aleviler'e yönelik bu asimilasyon politikasına hizmet eden bazı Cemev-leri'miz de var ancak bunların sayısı çok az ve Aleviler'in genelini temsil etmekten uzaklar" açıklamasını yaptı. Demokratik ve laik bir ülkede Diyanet İşleri gibi bir kurumun varlığını doğru bulmadıklarını her fırsatta dile getirdiklerini hatırlatan Kenanoğlu, Aleviİer'in Osmanlı'dan günümüze devletin inançlara müdahalesini doğru bulmadığını ve bu tür yapılara dahil olmamaya önem verdiğini söyledi. ABF Genel Başkan Yardımcısı Kenanoğlu, Cemevleri'ne Kuran Kursu açılması gibi bir girişimin Aleviler'in hiçbir sorununu çözmeyeceği gibi yeni sorunlar yaratmaktan başka bir işe yaramayacağını savundu.

VOLKAN ŞAHİN - 06/02/2007


Milliyet

Cemevinde Kuran kursu

Bazı Alevi grupların lağvedilmesini istediği Diyanet İşleri Başkanlığı, bu kesime yönelik hizmet atağı başlattı. İstanbul'daki bazı cemevlerine istek üzerine Kuran kursu eğitimi için kadrolu imam verilecek

Diyanet, cemevlerinde kadrolu imamlarla Kuran kursu vermeye hazırlanıyor. İstanbul'daki bazı cemevlerinin Kuran kursu eğitimi için kadrolu imam talebine olumlu yanıt veren Diyanet, çalışmalara yakında başlayacak. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez, "Bu bir ilk olacak" dedi.

Bazı Alevi grupların lağvedilmesini istediği Diyanet İşleri Başkanlığı, Alevi kesime yönelik hizmet atağı başlattı. Bir süre önce altı Alevi dedesinin, gurbetçi Alevi vatandaşlarımızı bilgilendirmek için Almanya'ya gitmesinde etkin rol oynayan Diyanet, bu kez cemevlerinde kadrolu imamlarla Kuran kursu eğitimi verecek. Milliyet'e konuşan Görmez, şunları söyledi:

"İsmini açıklamayacağım, ancak bazı cemevleri kendi müdavimlerine Kuran kursu öğretmeye başladı. Kuran, hem Alevi hem Sünni kesimin ortak kitabı. Bazı cemevi yönetimleri bizden 'resmi kadrolu Kuran öğreticisi verebilir misiniz?' diye talepte bulundu. Biz memnuniyetle karşıladık ve önümüzdeki günlerde bu talebe yanıt vermeyi düşünüyoruz. Kadrolu arkadaşlarımız cemevlerinde Kuran kursu verecek. Bu bir ilktir, güzel ve memnuniyet verici bir gelişmedir."

"Biz 'herkes kendisi kalsın, ayrı noktaları, ihtilaflı noktaları herkes kendisi değerlendirsin' diyoruz. Ama bizi birleştiren çok daha büyük değerlerimiz var" diyen Görmez, şunları söyledi:

'Diyanet mezhepler üstü'

"İnanç ve ibadetlerimiz. Allah, peygamber inancında, ehlibeyt sevgisinde ve ahlak anlayışında bizi birleştiren çok daha fazla unsurlar var. Doğrudan hizmet talebi olursa, biz ona karşılık veririz. Çünkü Diyanet, Sünni bir kuruluş değildir. Mezhepler üstü bir kuruluştur. Camiye gelen vatandaşlar hizmet talebinde bulunuyor ve bunu nasıl karşılıyorsak, cemevlerinde de Kuran öğretilmesi için bizden istenen talebi karşılarız."

ÖNDER YILMAZ Ankara


ABF

DİB ASİMİLASYON POLİTİKALARINI ALEVİLERİN CEMEVLERİNE TAŞIYOR

BASINA VE KAMUOYUNA

* Diyanet İşleri Başkanlığı için “BU BİR İLK” olan uygulama, 83 yıldır süre gelen asimilasyon politikasının devamıdır.

* DİB açısından “Hizmet” olarak sunulan “cemevlerinde Kadrolu İmam Projesi”, aslında tek tipleştirme ve asimilasyon projesidir.

* Milli Eğitim Bakanlığı, onayladığı ve önerdiği kitaplarla bölücülüğü ve ayrımcılığı teşvik ediyor * AKP hükümeti her iki uygulamasına karşı, ABF hukuksal süreç başlatacaktır.

DİB ASİMİLASYON POLİTİKALARINI ALEVİLERİN CEMEVLERİNE TAŞIYOR

Türkiye’de laikleşmenin, inanç ve vicdan özgürlüğü yaratılmasının önündeki en büyük engelli yaratan ve bir asimilasyon merkezi olarak faaliyet sürdüren Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, AKP desteği ile Alevilerin inanç ve kültür merkezlerine yönelik başlattığı sinsi planını, şiddetle karşısında olduğumuzu kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

AKP hükümeti ve DİB, bizim cemevlerimize DİB’nın dinini sokmasını, inancımızın ve kültürümüzün sivil alanına yönelik ideolojik ve baskıcı bir müdahale olarak görüyoruz.

83 yıldır bu ülkenin başında olmaması gereken ve devletin din propaganda merkezi gibi çalışan Diyanetin, cemevlerine kadrolu imamlar atayarak, resmi misyonerlik faaliyetine girişmesi, uluslararası sözleşmelerde yer almış, insan haklarına, din ve vicdan özgürlüğü haklarına yönelik açıkça saldırıdır. Bu proje Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez’in "Bu bir ilk" ve “hizmet” görüşünün aksine, 83 yıldır süre gelen asimilasyon politikasının devamıdır. “Hizmet” değil, tek tipleştirme projesidir. Türkiye’nin en kitlesel, etkin tüm illerde örgüt yapısı olan, Alevi Bektaşi Federasyonunun görüşüne ve bilgisine başvurulmaması, AKP hükümetinin ve DİB’nın bu planını hangi sinsilikle yaptığının da kanıtıdır.

HİZMET DEĞİL ASİMİLASYON

DİB’nın son günlerde adım adım, Alevilerin asimilasyon sürecini hızlandıran benzer uygulamalarına karşı, tüm kamuoyunu duyarlı olmaya çağırıyoruz. AKP hükümeti Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) “hizmet” adı altında, Alevilere hakaret eden, aşağılayan ve ayrımcılık fikri aşılayan kitapları MEB aracılığı ile önerirken, diğer yandan, devlet güdümlü bir dede grubu yaratarak özel pasaport uygulaması başlatmıştır.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez’in "İsmini açıklamayacağım” dediği bu gizli bilgi nedir. Sayın Görmez kamuoyundan neyin saklamaktadır. Eskiden olduğu gibi DİB güdümlü kişileri mi saklanıyor?

AKP HÜKÜMETİ ALEVİLERE YÖNELİK HAKARETLERİ VE AYRIMCILIĞI RESMİLEŞTİREMEZ!

AKP hükümeti MEB’lığı tarafından, özelikle seçilmiş ve önerilen 100 temel eserin bazılarında Alevi kimliğine ağır hakaretler vardır. Örneğin Haldun Taner'in "Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu" adlı öykü kitabının bazı bölümlerinde Alevi toplumuna açıkça hakaret vardır. "Bırak alasen müdür bey. Bazen kanıma dokanıyor vallaha. Sen onun oruçlu olduğuna inaniyor musun? O ne hinoğluhindir o, ne kahpe dinli Kızılbaştır o! Müslüman olsa acımak bilir. Görmedin mi, gazetede ölüm haberlerini okurken, nasıl parlıyor gözü. Cami avlularında gezisi neden? Cenaze görmek için. Sanki ölenlerin ömrü bununkine eklenecek. Kötü yürekli vesselam. Ölse acimam, emin ol" s.46,47

Başka bir örnek ise, yazarı Ömer Seyfettin olan “Harem” isimli kitap, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan onaylı ve önerilen kitaptır. MEB tavsiyeli bu kitap, Alevi toplumuna hakaret içeren satırlarla doludur. Örneğn “Harem”, Örgün Yayınevi, sayfa 29, Nazan ile Sermet arasında geçen diyalogda;

“…Evvel zamanda, insanlar daha hayvanlara pek yakın iken, ferdi izdivaç yokmuş. Sürü halinde yaşarlarmış. Kabilenin bütün erkekleri, bütün kadınların musavi surette kocası imiş. Nazan şaştı: Olur iş değil… Neye? Basit bir teşkilatın basit neticesi? Doğan çocukların anası babası da kabilenin, bütün halkı imiş. Bu hal ayin gibi hala bazı cemaatlerde devam eder. Mesela KIZILBAŞLAR gibi…Ne ise…” Pedagojik açıdan sakıncalı ve ayrımcılık üreten bu kitapların AKP hükümetinin MEB tarafından önerilmesi manidardır.

MEB ALEVİ TOPLUMUNDAN ÖZÜR DİLEMELİDİR

ABF olarak Milli Eğitim Bakanına soruyoruz: Çocukların dünyasına bu türden bölücü ve ayrımcı fikirleri sokarak, farklı kimliklerin bir arada kardeşçe yaşamasını, Alevi-Sünni çocukların birbirine sevgi ve dostlukla bakmasını nasıl sağlayacaksınız? MEB inançsal ve etnik ayrımcılığı tetikleyen her türden eğitim kaynaklarını derhal toplatmasını ve Alevi toplumundan derhal özür dilemelidir.

ASİMİLYASYON HİZMETİ DEĞİL, BİR KEZ DAHA TALEPLERİMİZLE TANIŞIN

  • Alevi kimliği kabul edilmeli ve her alanda yasalarca güvence altına alınmalıdır.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. Her inanç grubu demokratik bir şekilde çalışan ve kendi kendini finanse eden inanç kurumları haline getirilmelidir.
  • Zorunlu din dersi kaldırılmalıdır.
  • Alevi yerleşim bölgelerine cami yapılmasına son verilmelidir.
  • Cemevlerimize derhal “ibadet yeri” statüsü verilmelidir.
  • Hacı Bektaş Dergâhı ve diğer Alevi büyüklerine ait dergâhlar, Alevi toplumuna devredilmelidir.
  • Nüfus cüzdanlarındaki din hanesi tamamen çıkartılmalıdır.

HUKUK MÜCADELEMİZLE İNSAN HAKLARINA SAYGIYI ÖĞRETECEĞİZ!

ABF olarak, gerek DİB’na ait “cemevlerine kadrolu imam projesi”, gerekse MEB’nın, bölücülüğü ve ayrımcılığı tetikleyen “tavsiyeli bu kitap” proje ve uygulamalarından derhal vazgeçmelerini istiyoruz. DİB ve MEB bu sakat anlayışlarından, en kısa süre içerisinde düzeltme yolunu seçmez ise, ABF olarak her tür iç ve uluslararası hukuk mücadele hakkımızı, kitlesel olarak kullanacağımızı, kamuoyu ile paylaşmak isteriz.

06, Şubat 2007

Saygılarımızla

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

Turan Eser, Genel Sekreter

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org