Türkiye’ de 10-11 Şubatta Danışma
Kurulu toplantısına katılmayan, ABF genel kurulunda sarf
edilen sözler için, herkesin özünü dara çekmesini talep
eden Pir Sultan Abdal Dernekleri ve diğer kuruluşların çağrılarına
kulak verilmek zorundadır.
ABF’
nin Ankara’ da 11.02.2007 tarihinde gerçekleştirdiği Danışma
Kurulu toplantısına katılmayan Türkiye genelinde 50 ye yakın
üyesi bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve 6 Alevi
Kuruluşunun açıklaması Alevilerin Birliği açısından kaygı
verici bir gelişmedir.
Avrupa
ve Türkiye Alevi Hareketi, ancak demokratik, katılımcı,
düşünce farklılıklarını bir zenginlik olarak değerlendiren,
kurumlarımızda iç hukuka göre uygulamayı esas alan bir anlayış
ile günümüzde saygın bir konuma gelebilir
Türkiye’
de yapılan sayısız antidemokratik uygulamalara karşı çıkan
biz Aleviler kendi içimizdeki yanlış davranışlara ve antidemokratik
uygulamalara karşı durmadığımız sürece ciddi bir kurum olarak
kabul görmemiz ve gelişmemiz mümkün olamaz.
Türkiye’
de "Siyasete Müdahale" bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye
Alevi Bektaşi Federasyonu’ nun büyük ölçüde zayıflamasına
ve parçalanmasına yol açacaktır. Hele hele kurum içinde
sözde demokratik fakat özünde yukarıdan dayatmayı esas alan,
kendileri gibi düşünmeyen yöneticileri Avrupa ve Türkiye’
de hareketin dışına itmek isteyen, etkin oldukları alanlarda
iyi örnek olamayan bazı arkadaşlar Barış Partisi döneminde
olduğu gibi arkalarında onarılması güç bir enkaza benzer
yapı bırakacaklardır.
Türkiye
ABF genel kurul sürecinde cereyan eden olaylara karşı sessiz
kalarak, demokratik kamuoyunda itibar kazanamayız. Kongre
Delegeleri için „para dağıtıldığı“ gibi çok önemli bir iddiayı
yanıtsız bırakmak hiç bir yöneticiyi yüceltmez .
Türkiye’
de 10-11 Şubatta Danışma Kurulu toplantısına katılmayan,
ABF genel kurulunda sarf edilen sözler için, herkesin özünü
dara çekmesini talep eden Pir Sultan Abdal Dernekleri ve
diğer kuruluşların çağrılarına kulak verilmek zorundadır.
“Genel
kurulu alalım gerisi ne olursa olsun” mantığı ile ABF bileşenleri
arasında yaratılmış olan ayrılık uçurumunun tamiri, elbetteki
ABF yöneticisi ve onlara kişisel olarak kol kanat geren
AABK yöneticilerine aittir. Yaratılan ayrılık veya daha
açık bir söylemle ABF’ de yaratılan bölünme, sizlerin eseridir.
Örgütlerimizin yöneticilerine ve Alevi hareketinin emektarlarına
karşı kullanılan bu ifadeler düzeltilmedikçe, ABF’ nin bileşenleri
olan bizlerin sessiz kalması düşünülemez ve hiçbir şey olmamış
gibi sizlerin hakaret yüklü iftiralarına katlanması beklenemez.
(açıklama: www. alevihaber.org)
Değerli
Canlar,
Hacı
Bektaş’ da Hünkarın huzurunda birlik Cemine katılan Canların
ABF genel kurulunda "derin devletin adamı" olarak suçlanması
bütün değerlerimizi ayaklar altına alan red edilmesi gereken
bir davranıştır.
Bu
sorunun daha fazla kurumlarımıza zarar vermesi mutlaka önlenmeli
bir araya gelerek Alevi hareketinin yeni bir ayrışmaya gitmesi
engellenmelidir.