MHP, Orta
Anadolu kırsalıyla Ege-Akdeniz Alevileri içinde güçleniyor.
Örgütlü Aleviler CHP'yi zorlamaya başladı. İktidar partisi,
'Kapımız açık' mesajı veriyor
Örgütlü
Aleviler seçimler için ortak tutum belirlemeye çalışıyor.
495 Alevi-Bektaşi kuruluşunun temsilcileri, hafta sonu
Mersin'de bir araya gelecek. FOTOĞRAF: ERCAN ARSLAN
MURAT YETKİN
"Maalesef parlamentodaki grubumuzda Alevi kökenli
vatandaş yok. Bu yanlış oldu. Bu bir eksiklik. AK Parti, Sünni
partisi diye lanse edildiği için Alevi vatandaşlar çekildi.
Bunu aşmamız lazım. Milletvekili kotası uygulamasına herkes
için karşıyız. Ama biz Alevi vatandaşlarımızın da parti çalışmalarına
katılıp milletvekili kademesine yükselmesini istiyoruz. Bize
katılıp milletvekilliğine yükselmek isteyen Alevi vatandaşların
önü açık." Bu sözler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir
Fırat'a ait.
Fırat, herhangi bir ırka, mezhebe, bölgeye özel
politika yapmayacaklarını tekrarlayarak, bu tür siyasetin
başarı getirmediğinin zaten görüldüğünü şu sözlerle anlatıyor:
"En açık örneği DTP. Alabildiği oy ortada. Geçmişte Alevilere
yönelik partiler de kuruldu, ama gülünç oranlarda oy aldılar.
Bizim, parlamento grubumuzda Türkiye'nin bütün renklerinin
temsil edilmesini sağlamamız lazım."
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in geçen
hafta Ehli Beyt Vakfı'nca düzenlenen bir panelde "Hepimiz
Aleviyiz" sözü ardından, Fırat'ın bu sözleri ortada Alevi
oylarını kazanmaya yönelik bir parti siyasetinin olduğunu
gösteriyor. Fırat'ın geçenlerde Cem TV'de 1.5 saatlik bir
programda konuşması camiada dikkat çekmiş bile.
'AKP Alevilerden
zor oy alır'
Şener'e, madem Alevi ise neden Alevilerin inanç
özgürlüğü için yasa çıkarmadığını sorarak tepki gösteren kuruluşlar
arasında bulunan Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin
Özel, şu değerlendirmeyi yapıyor: "AKP'nin belki Fermani Altun
çevresi dışında Alevilerden oy alması zor. Bir de Orta Anadolu'nun
kırsal kesimlerinde şimdiye dek CHP'ye ve diğer partilere
oy verdiği için köylerine hizmet götürülmeyen bölgelerdeki
hizmet arayışı var. Ama bu, büyük bir oy potansiyeli değil.
Tabii 2002 seçimlerinde CHP'ye tepki duyarak oy kullanmayan,
ama oy kullanmamış olmalarının AKP'ye yaradığını gören büyük
bir kitle var. Bu kitle ortak bir davranış biçimi arıyor."
Bu arayışa Anavatan Partisi ve özellikle de İzzettin Doğan'ın
Cem Vakfı aracılığıyla devreye giren DYP de dahil olmak istiyor.
Ancak asıl burun gösteren MHP.
MHP'nin Orta Anadolu'da Ankara-Sivas-Kahramanmaraş
üçgeni içinde, özellikle Kahramanmaraş, (Şener'in seçim bölgesi)
Sivas, Tokat, Yozgat, Çorum, Amasya kırsalındaki ve daha örgütsüz
durumdaki Aleviler arasında bir eğilim baş göstermiş. Selahattin
Özel "Bu yeni bir şey değil" diyor. Dün kendisini Çorum'da
bulduğumuz MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır iddialı:
"Dün CHP'ye siyasi taban olan Alevi vatandaşlarımızın çoğu
bugün büyük oranda MHP'ye kayıyor, patlama yapabiliriz" diyor
ve sürdürüyor: "Ama biz ne Alevilere, ne diğer kesimlere özel
bir mesaj, ayrıcalık tanımamaya özen gösteriyoruz. Çünkü kırılabiliyorlar.
Ama biz bütün kesimler kendilerini nasıl ifade ediyorlarsa
ona saygı gösteriyor, temsillerine de kapıyı açık bırakıyoruz.
Bizim Mardin İl Başkanımız Arapça, Diyarbakır İl Başkanımız
Kürtçe konuşuyor. Farklılıkların farkında olarak birlikte
yaşamak ilkesiyle hareket ediyoruz."
'Türklükle
Alevilik aynı'
MHP yayılmasındaki yeni boyutu ise Hacıbektaş
Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez gösteriyor: "Batı
Anadolu'da Balıkesir, Kütahya, İzmir, Aydın ve Antalya kırsalındaki
Tahtacı Alevilerinde MHP'ye sempati baş gösterdi. Bunun nedeni
PKK eylemlerine ve çatışmalarla gündeme gelen Türk-Kürt çatışması
ihtimaline tepki. Alevi düşüncesinin her türlü şoven milliyetçiliği
reddettiğini anlatmaya çalışıyoruz. Ama zorluk çekiyoruz doğrusu.
MHP'nin, Türklük ile Aleviliği aynı gösteren propagandası
kırsal kesimde etki gösterebiliyor." Örgütlü Aleviler ise
var güçleriyle 2007 Kasım seçimleri için ortak tutum belirlemeye
çalışıyorlar. Bir süre önce Sivas'ta bölge toplantılarını
yapan Türkiye ve Avrupa'daki 495 Alevi-Bektaşi kuruluşunu
temsilen federasyon temsilcileri, bu hafta sonu Mersin'de
bir araya geliyor, 2007 seçimlerini tartışacaklar. Bölge toplantıları,
mart ayında Ankara'da 'Aleviler ve Siyaset' başlığı altında
yapılacak İkinci Alevi Kurultayı'na hazırlık niteliğinde.
Geçmez, "Alevi seçmen yıllarca CHP tarafından 'Cumhuriyet'in
sigortası' tanımıyla garanti oy sayılmaya tepkili" diyor ve
izah ediyor: "Artık kimse sırf milletvekili listesine 3-5
Alevi yazdı diye belli bir partiye oy vermeye niyetli değil.
2002 seçimlerinde kullanılmayan oyların yüzde 60'ı tespitlerimize
göre, bilinçli olarak sandığa gitmeyen Alevi seçmen. Bu 5
milyondan fazla oy ediyor. Toplantılarımızda önceliği laik-demokratik
cepheye destek vermeye tanıyoruz. Ön sıraya CHP ve diğer sosyal
demokrat partiler arasında birliği koyuyoruz. Ama bu olmazsa,
yine de sadece Alevi tavrı değil, demokratik örgütlerle birlikte
tavır geliştirmeye, tercih yapmaya çalışacağız."
1999'dan sonra
sağa kayış var
Alevi kuruluşları, kendi aralarındaki uzlaşmanın
oyların blok olarak kullanılmasıyla sonuçlanacağından neredeyse
emin görünüyorlar. Oysa 1999 seçimlerinden bu yana Alevi oyların
parçalanmaya başladığı ve sağ partilere oy verildiği görülüyor.
Bütün bu mücadelenin sessiz aktörü CHP ne diyor?
Partisinin Alevi oylarını 'çantada keklik' gördüğü iddiasını
reddeden CHP Genel Sekreteri Önder Sav şu değerlendirmeyi
yapıyor: "Sandığa gitmeyen oyların haritasını çıkarmak zordur,
bizde böyle bir veri yok. Biz Cumhuriyet'in kazanımlarına
ve birikimlerine sahip çıkan bir siyasi partiyiz. Alevi kesim
de buna sahip çıkar. Alevi inançlı seçmenlerle en sıcak ilişkide
olan parti de biziz; örgütümüzün her kademesinde her kesimden
olduğu gibi, Alevi kesimden arkadaşlarımız da var. Tabii başka
partilerin de bu kitleden oy alma çabası, demokratik sistem
içinde doğaldır. Ama o partiler kendi türküsünü söylüyor,
biz kendi türkümüzü. Biz aptesimizden eminiz. Önümüzdeki seçimlerde
bu iddiaların gerçek olmadığını göreceğiz."