ABF
ve AABK dan ZORUNLU DİN DERSİ İLE İLGİLİ ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
"
Devletin dini ve inancı olmaz. Çağdaş, bilimsel, demokratik
ve laik bir eğitim için “Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Dersi” kaldırılmalıdır. Devlet din eğitim ve öğretimi yapmamalıdır."
"
03 Ekim 2006 Salı sabah saat 09.00 ile 12.00 arası yapılacak
olan duruşmada; davanın avukatı olarak Av. Kazım GENÇ, yardımcı
avukat ve tercüman olarak Av. Ali Şevki YAKIŞAN, Davacı Hasan
ZENGİN, Uzman olarak Prof. DR. İrene MELİKOFF ve Turgut ÖKER
görev yapacaklardır.
BASIN-YAYIN
KURUMLARI ve KAMUOYUNA
Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi, 3 Ekim 2006’da, Türkiye’de Zorunlu
Din Dersi uygulamasının, AİHS’ne ayrıkırılığını görüşecek.
Strazburg, 14 Eylül 2006
Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Alevilerin zorunlu din dersi
uygulamasına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine (AİHS) aykırılık
nedeni ile son verilmesi yönündeki talebini, 3 Ekim 2006 tarihinde
Starabourg’da duruşmalı olarak görüşecek.
Sosyal
bir Avrupa ve Demokratik bir Türkiye söylemini temel ilke
olarak kabul eden Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Avrupa
Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), bu güne kadar yaptığı
tüm çalışmalar ve girişimlerinde; ülkemizde toplumsal değişimin,
çağdaş gelişme ve ilerleme doğrultusunda olmasına özen göstermiştir.
Alevi
örgütlerinin yıllardır “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinin,
ilköğretim okulları ve liselerde zorunlu ders olarak okutulmasının
kaldırılması için yürüttükleri hukuk ve demokrasi mücadelesinin
bu aşamasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Alevi
çocukların zorunlu din derslerine tabii olmasını, "Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesine aykırılık” yönünden değerlendirmeye
aldı. 2001 yılında 7. sınıfa giden kızı E.Z.’nin Alevi bilgilerin
yer almadığı ve tamamen sunni öğretime dayalı Din Kültürü
ve Ahlak Bilgisi derslerine girme zorunluluğunun kaldırılması
için; önce İstanbul Valiliği’ne, ardından İstanbul İdare Mahkemesi’ne
ve son olarak Danıştay’a başvuran, tümünden de olumsuz yanıt
alan H. Z’in, Türkiye’de iç hukuk yollarını tükettikten sonra,
ABF üyesi Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin öncülüğünde,
AİHM’ye yaptığı başvuruda son aşamaya gelindi. AİHM, Din Kültürü
ve Ahlak Bilgisi derslerinin zorunlu olmasını, Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi’nin, din ve vicdan hürriyetini güvence
altına alan 9. maddesi ile, eğitim hakkını düzenleyen Ek 1
nolu Protokolün 2. maddesine aykırı olup olmadığını karara
bağlamak için, öncelikle kabul edilebilirlik kararını vererek,
tarafları dinlemek üzere de 3 Ekim 2006 tarihine duruşma günü
verdi.
Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi’nce söz konusu dersin Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi'nin 9.maddesine ve ek 1 nolu protokolün
2. maddesine aykırı olduğu yönünde vereceği karar, bu konuda
verdiğimiz mücadele açısından önemli bir gelişme olarak görüyoruz.
Bu bağlamda; Hükümetin de, gerek Avrupa Birliği (AB) Komisyonu
İlerleme Raporlarına, gerekse başta Avrupa İnsan Haklarını
ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleşmesi’nin 9. ve ek
1 nolu protokolün 2. maddesine, diğer uluslararası sözleşmelere
ve Anayasa’nın 2. ve 4. Maddelerine aykırı olan, Anayasanın
24. maddesinin 4. fıkrasının ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel
Yasası’nın 12. maddesinin, Anayasa’nın 90. maddesinin son
fıkrası gereğince değiştirmesini talep ediyoruz.
Çağımız
“insan”ın ve “insan haklarının” öne çıktığı bir çağ olup;
her türlü hümanist düşünce ve inanç serbestçe örgütlenmeli
ve inancın gerekleri yerine getirilmelidir. Artık, tekçi anlayış
ve uygulamalar terk edilmelidir.
Devletin
dini ve inancı olmaz. Çağdaş, bilimsel, demokratik ve laik
bir eğitim için “Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi”
kaldırılmalıdır. Devlet din eğitim ve öğretimi yapmamalıdır.
Avrupa
Birliğine girme konusunda istekli görünen siyasi iktidarın,
bu çelişkiyi öncelik ve ivedilikle ortadan kaldırması, başta
Alevi’ler olmak üzere laiklikten yana tüm yurttaşlarımızı
“Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi” cenderesinden
kurtaracağına inanıyor, tüm demokratik, laik ve özgürlükçü
kamuoyundan bu konuda destek ve girişim bekliyoruz.
03
Ekim 2006 Salı sabah saat 09.00 ile 12.00 arası yapılacak
olan duruşmada; davanın avukatı olarak Av. Kazım GENÇ, yardımcı
avukat ve tercüman olarak Av. Ali Şevki YAKIŞAN, Davacı Hasan
ZENGİN, Uzman olarak Prof. DR. İrene MELİKOFF ve Turgut ÖKER
görev yapacaklardır.
Duruşma
öncesi ve sonrasında yapılacak olan, Alevi örgüt başkan ve
yöneticilerinin de katılacağı basın açıklamasına, tüm medya
kuruluşlarını davet ediyoruz.
Türkiye
Alevi Bektaşi Federasyonu
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu
AİHM'deki
kritik duruşma 3 Ekim'de
AİHM,
Alevi ailenin zorunlu din dersine itirazına ilişkin şikâyeti
esastan incelemeye karar verdi. Prof. İbrahim Kaboğlu, "Bu
karar ikinci laiklik dönemine geçişimizin sinyallerini veriyor"
dedi
BELMA
AKÇURA İstanbul
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Alevi bir ailenin,
din dersine girme zorunluluğunun kaldırılmasıyla ilgili olarak
yaptığı şikâyeti incelemeye almaya karar verdi. AİHM'de bu
şikâyetle ilgili duruşma 3 Ekim 2006'da yapılacak.
AİHM 2. Daire, 6 Haziran 2006'da verdiği "kabul edilebilirlik"
kararının gerekçesinde, tarafların iddialarının çok ciddi
olduğunu, bu nedenle davanın bu aşamada çözüme bağlanamayacağını
belirterek, "esasa ilişkin incelemenin zorunlu olduğu" sonucuna
vardı. Aleviliğin sadece bir inanç grubu değil, aynı zamanda
felsefi bir temele dayanan bir dünya görüşü olduğuna işaret
edilen kararda, şikâyetçilerin, "Alevilerin şeriatı reddettiği,
ibadetlerinin Sünnilerden farklı olduğu, camiye gitmedikleri
ama dinsel törenlerini cemevlerinde yaptıkları, okullarda
okutulan din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitaplarında Aleviliğin
inkâr edildiği" yönündeki görüşlerine de yer verildi.
Önemli
sonuçları olacak
Anayasa
hukukçusu Prof. İbrahim Kaboğlu, karara ilişkin şu değerlendirmeyi
yaptı: "Bu karar nihai karar değil. Ama bu gerekçeli karar
Sünni İslam üzerine özellikle hükümetin nasıl tavır sergilemesi
gerektiğinin de işaretlerini vermesi açısından önemli bir
gelişmedir. Mahkeme Türkiye'nin sözleşmeyi ihlal ettiğine
karar verirse, Türkiye'de Anayasa'nın ilgili maddesinin değişmesi,
eğitim sistemi ve Alevilerin toplumsal statüsü tartışmaya
açılacak."
Kaboğlu,
esasa ilişkin kararın 3 Ekim 2006'da taraflar dinlenip, iddialar
değerlendirildikten sonra verileceğini belirterek, bu gerekçeli
kararın esasa ilişkin kararda "etkili" olabileceğini söyledi.
Kaboğlu şöyle konuştu:
"Mahkeme
kabul edilebilirlik gerekçesini yazarken, Sünni İslama dayalı
bir öğretimin söz konusu olduğuna ilişkin davacıların değerlendirmelerine
de yer vererek bu iddiaları ciddi bulduğunu ortaya koymakta.
Bu
şu demektir; Yani 'Devlet kamu okullarında tek bir dini öğretemez,
bu devletin tarafsızlığı ilkesine de aykırıdır' gibi görüşlere
kararında yer vererek esasa ilişkin karar konusundaki tavrı
konusunda da ipuçları vermiş oluyor. Bu karar ikinci laiklik
dönemine geçişimizin sinyallerini de veriyor. Devletin resmi
organları, Türkiye'de farklı din ve inançların yan yana mevcudiyeti
olgusunu resmen göz önüne almak zorunda kalabilecektir."
Kaboğlu,
derslerin AİHS'ye aykırılığı yönünde kararın çıkmasının, Anayasa'nın
zorunlu din derslerini öngören 24. maddesinin de sözleşmeye
aykırılığının tespiti sayılacağını söyledi.
Pir
Sultan Derneği: Bütün Aleviler kalksın diyor
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Avukat Kazım
Genç, Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin Hürriyet'te yayımlanan
"Müslüman değilim diyen derse girmez" sözlerini de eleştirdi.
Genç, bu yaklaşımın Anayasa'yı ihlal anlamına geldiğini vurguladı.
Bütün Alevilerin zorunlu din dersinin kaldırılmasını istediğini
savunan Genç, laik bir devletin din eğitimi vermemesi gerektiğini
söyledi.
Davanın
seyri...
2001'de
Hasan Zengin adlı Alevi bir vatandaş, 7'nci sınıfa giden
kızı E.Z.'nin Alevi bilgilerin yer almadığı din derslerine
girme zorunluluğunun kaldırılması için önce İstanbul Valiliği'ne,
ardından İstanbul İdare Mahkemesi'ne ve son olarak Danıştay'a
başvurdu.
Başvurularından
olumsuz yanıt alan Zengin, iç hukuk yollarını tükettikten
sonra 2 Ocak 2004'te Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitti.
AİHM'ye
yapılan başvuruda, devletin Alevi olan bir öğrenciye Sünni
inancının öğretildiği Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini
zorunlu olarak okutmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin
(AİHS) din ve vicdan özgürlüğünü düzenleyen 9'uncu maddesinin
ihlali olduğu görüşü belirtildi.
2004
Kasım'ında başvuruyu gündemine alan AİHM 15 Kasım 2004'te,
Türkiye'ye zorunlu din dersiyle ilgili sorular yöneltti.
Nisan
2005'te Türkiye 20 maddelik savunmasında, davanın reddini
istedi ve "Ders tarafsızdır. Anne babalar, devletin yetkisine
karşı çıkamaz" denildi.
Mahkeme,
Türkiye'nin savunmasını değerlendirdikten sonra şikâyet
hakkında "kabul edilebilirlik" kararı verdi ve dosyayı esastan
görüşmek üzere 3 Ekim tarihine duruşma koydu.
Diyanet:
İtiraz cahilliği savunmaktır
ANKARA
Milliyet
Diyanet
İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, "Alevilerin Müslüman olup olmadığının
tartışılması Müslümanlığa hakarettir" dedi.
AİHM'nin
zorunlu dersi kararı için "Fevkalade siyasi bir karardır.
Aleviliği farklı inanç gibi göstermek haklılığını nereden
alıyor" yorumunu yapan Bardakoğlu, şöyle konuştu: "Alevilerin
hepsi Müslüman. Hiç kimse Batı'nın tuzağına gelip Aleviliği
İslam dışı göstermesin. Dersin içeriğinde yanlış varsa düzeltilir.
Çocukların 2 saat din kültürüne ayıracak zamanları yoksa,
hiçbir şeye zamanları yoktur."
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Şevki Aydın, zorunlu
din derslerinin kaldırılması talepleri konusunda, "Bu ders
mecburi olmasın demek din konusundaki cahilliği savunmaktır.
Bunu hiçbir Alevi kardeşimizin destekleyeceğini sanmıyorum"
diye konuştu.
Türkiye'deki
derslerin kültür dersi olduğunu, İslam kültürüyle Türk kültürünün
birbiriyle kaynaştığını belirten Aydın, şöyle devam etti:
"Din kültürünü aktarmadan, kültürümüzü aktaramayız. Bu, kültür
dersi olduğu için laiklik ve insan hakları anlamında bir sorun
yaratmıyor."
Çiçek:
Sosyologlara sorun
Adalet
Bakanı Cemil Çiçek ise kararın gerekçelerini görmeden açıklama
yapmanın yanlış olacağını vurguladı. Çiçek, "Bu tip kararları
toplumun realitesiyle yorumlamak lazım. Konuyu bana değil
de sosyoloji profesörüne sormanızı isterdim. Siyasetçiler
işin içine girince çözülemez hale gelir" dedi.
Bakan
Çelik: 'Din dersi almıyorum' deme lüksü yok
VAN
DHA
Milli
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, AİHM'nin kararının, Alevi öğrencilere
zorunlu din dersi verilmesini insan haklarına aykırı bulduğu
anlamına gelmediğini söyledi. Konunun çarpıtıldığını öne süren
Çelik, "1982 Anayasası bu dersi zorunlu kılmış. Dolayısıyla
bir Alevi vatandaşımızın gidip çocuğu adına dilekçe verip
'Ben bu dersi almıyorum' deme lüksü yoktur. Ama değişebilir"
diye konuştu.
06
Temmuz 2006 / Perşembe- MİLLİYET
AİHM’DE
“ZORUNLU DİN DERSİ” DURUŞMASI 3 EKİM’DE
Türkiye’deki
zorunlu din dersi uygulamasına ilişkin şikayet üzerine Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) açılan davanın duruşması
3 Ekim’de Strasburg’da yapılacak. Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu
Başkanı Doç. Dr. Atilla Erden, “Devletin dini ve inancı olmaz.
Çağdaş, bilimsel, demokratik ve laik bir eğitim için zorunlu
din dersi kaldırılmalı” dedi.
STRAZBURG/ANKARA(ANKA)-Türkiye’deki
zorunlu din dersi uygulamasına ilişkin bir Alevi vatandaşın
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) yaptığı şikayet
üzerine açılan davanın duruşması 3 Ekim’de Strasburg’da yapılacak.
2001
yılında 7. sınıfa giden kızı E.Z.’nin “Alevi bilgilerin yer
almadığı ve tamamen Sünni öğretime dayalı” Din Kültürü ve
Ahlak Bilgisi derslerine girme zorunluluğu kaldırılması amacıyla
sırasıyla İstanbul Valiliği’ne, İstanbul İdare Mahkemesi ve
Danıştay’a başvuran ancak sonuç alamayan Hasan Zengin, iç
hukuk yollarının tükenmesi üzerine AİHM’e yaptığı başvurdu.
Başvurusunda
zorunlu din derslerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin
aykırı olduğunu belirten Hasan Zengin’in şikayetini kabul
edilebilir bulan Mahkeme, tarafları dinlemek üzere 3 Ekim
2006 tarihine duruşma günü verdi. Hasan Zengin’e bu yöndeki
çabalarında Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Avrupa Alevi
Birlikleri Federasyonu gibi çeşitli Alevi örgüt ve kuruluşlardan
destek aldı.
Türkiye ABF Genel Başkanı Doç. Dr. Atilla Erden, ANKA’ya yaptığı
açıklamada, “Devletin dini ve inancı olmaz. Çağdaş, bilimsel,
demokratik ve laik bir eğitim için Zorunlu Din Kültürü ve
Ahlak Bilgisi Dersi kaldırılmalı. Devlet din eğitim ve öğretimi
yapmamalı” dedi. Erden şöyle devam etti:
“Avrupa
Birliğine girme konusunda istekli görünen siyasi iktidarın
bu çelişkiyi öncelik ve ivedilikle ortadan kaldırması, başta
Alevi’ler olmak üzere laiklikten yana tüm yurttaşlarımızı
Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi cenderesinden kurtaracağına
inanıyoruz.”