Türkiye’deki
iç hukuk yollarından sonuç alamayan Hasan Zengin’in başvurusu
üzerine AİHM, Alevilere, Sünni İslam bilgileri içeren zorunlu
din dersini din ve vicdan özgürlüğüne aykırı buldu. Sonbaharda
açıklanacak kararda, "Farklı inançların kendi dinlerini öğrenme
hakkı ortadan kalkıyor" denildi.
AVRUPA
İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Alevi çocukların zorunlu din
derslerine tabii olmasını, "insan haklarının ihlali" olarak
değerlendirdi. 2001 yılında 7. sınıfa giden kızı E.Z.’nin
Alevi bilgilerin yer almadığı din derslerine girme zorunluluğunun
kaldırılması için önce İstanbul Valiliği’ne, ardından İstanbul
İdare Mahkemesi’ne ve son olarak Danıştay’a başvuran, tümünden
de olumsuz yanıt alan Hasan Zengin’in Türkiye’de iç hukuk
yollarını tükettikten sonra AİHM’ye yaptığı başvuruda son
aşamaya gelindi. AİHM, din kültürü ve ahlak derslerinin zorunlu
olmasını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, din ve vicdan
hürriyetini güvence altına alan 9. maddesine aykırı olduğunu
belirledi. AİHM’nin aldığı kararın en geç sonbaharda açıklanması
bekleniyor.
O
MADDE
Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. maddesi şöyle:
"Herkes
düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, din veya
inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, açıkça
veya özel tarzda ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak
suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir.
Din veya inancını açıklama özgürlüğü, ancak kamu güvenliğinin,
kamu düzeninin, genel sağlığın veya ahlakın, ya da başkalarının
hak ve özgürlüklerinin korunması için demokratik bir toplumda
zorunlu tedbirlerle ve yasayla sınırlanabilir".
CEVAPLAYIN
AİHM,
Hasan Zengin’in başvurusu üzerine Türk Hükümeti’ne "cevaplandır
ılması" için bir dizi soru yöneltmişti. Sorularda Alevi kültürü
ve ibadet şekillerinin, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde
öğretilip öğretilmediği, E.Z’nin zorunlu din kültürü derslerinden
muaf tutulması talebinin, sözleşmeye aykırı olup olmadığı
sorgulanmıştı.
DEĞİŞMELİ
Türkiye’den
gelen cevapta ise Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu’nun
din derslerini zorunlu kıldığı belirtilmiş ve "Aleviliğin
müfredatta olmaması gerekçesiyle kimsenin din dersinden muaf
tutulamayacağı" belirtilmişti. Dışişleri Bakanlığı AİHM’ye
gönderdiği yazıda, "Türkiye’de Anayasa değişmedikçe, kimsenin
zorunlu din dersinden muaf tutulamayacağı" bildirilmişti.
AİHM,
ilk ve orta Öğretimde okutulan din ve ahlak derslerinin, sadece
Sünni görüşleri içerdiğini belirtti ve davacı Hasan Zengin’in
kızı E.Z’nin Alevi olmasına rağmen Sünni İslam eğitimi almak
zorunda bırakıldığını vurguladı. AİHM kararında, "Okullarda
öğretilen din dersleri Sünni İslam bilgileri içermektedir.
Din dersleri bu haliyle, diğer inanca sahip yurttaşların kendi
dinlerini öğrenme hakkını ortadan kaldırmaktadır" denildi.
Ya
kalkacak ya seçmeli olacak
AİHM’nin,
Alevi çocukların Sünni İslam bilgilerini içeren "zorunlu din
derslerine katılmalarını" insan haklarına aykırı bulmasıyla
birlikte zorunlu din dersinin tümüyle kaldırılabileceği, gibi
seçmeli hale getirilmesi de gündeme gelecek. Yargı çevrelerine
göre, AİHM kararları iç hukukun üstünde ve bağlayıcı olduğu
için bu kararın muhatabı durumundaki Adalet Bakanlığı ve Milli
Eğitim Bakanlığı’nın bu kararı yerine getirmeleri gerekecek.
Önümüzdeki öğretim yılından itibaren alevi çocuklarına zorunlu
olarak din dersine girme uygulamasının kaldırılması gerekecek.
KAYNAK:
HÜRRİYET
ABF
: 'AİHM kararı Alevilerin talebini haklı çıkardı'
AİHM'nin
kamuoyunda zorunlu din dersi diye bilinen Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi Dersi ile ilgili son kararının, Alevilerin talebini
haklı çıkardığı belirtildi.
Alevi
Bektaşi Federasyonu adına Genel Sekreter Fevzi Gümüş tarafından
yapılan basın açıklamasında, konu değerlendirildi. Basın açıklaması
şöyle:
ABF
BASIN AÇIKLAMASI
'AHİM kararı, Alevilerin zorunlu din dersi uygulamasına son
verilmesi yönündeki talebini haklı çıkardı'
Sosyal
bir Avrupa ve Demokratik bir Türkiye söylemini temel ilke
olarak kabul eden Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), bu güne
kadar yaptığı tüm çalışmalar ve girişimlerinde; ülkemizde
toplumsal değişimin, çağdaş gelişme ve ilerleme doğrultusunda
olmasına özen göstermiştir.
Ayrıca
Federasyonumuz, ülkemizde kalıcı bir toplumsal barışın ve
demokrasinin yerleşmesi ve yaygınlaşmasını, farklı inanç ve
kültürlerin karşılıklı saygı içinde, farklılıklarıyla birlikte
kardeşçe, eşit ve özgür koşullarda bir arada yaşamasını da
her zaman istemiş ve savunmuştur. Çatışma, gerilim ve hukuk
dışı uygulamalardan çok çeken ülkemiz insanlarının, bu gün
daha çok barışa, demokrasiye ve özgürlüğe gereksinimi vardır.
Bu
bağlamda, Alevi örgütlerinin yıllardır “Zorunlu Din Kültürü
ve Ahlak Bilgisi” dersinin kaldırılması için yürüttükleri
hukuk ve demokrasi mücadelesinin bu aşamasında, AVRUPA İnsan
Hakları Mahkemesi (AİHM), Alevi çocukların zorunlu din derslerine
tabii olmasını, "insan haklarının ihlali" olarak değerlendirdi.
2001 yılında 7. sınıfa giden kızı E.Z.’nin Alevi bilgilerin
yer almadığı din derslerine girme zorunluluğunun kaldırılması
için önce İstanbul Valiliği’ne, ardından İstanbul İdare Mahkemesi’ne
ve son olarak Danıştay’a başvuran, tümünden de olumsuz yanıt
alan Hasan Zengin’in Türkiye’de iç hukuk yollarını tükettikten
sonra AİHM’ye yaptığı başvuruda son aşamaya gelindi. AİHM,
din kültürü ve ahlak derslerinin zorunlu olmasını, Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, din ve vicdan hürriyetini güvence
altına alan 9. maddesine aykırı olduğunu belirledi.
Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi’nce sözkonusu dersin Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi'nin 9.maddesine aykırı olduğu yönünde verdiği
kararı, bu konuda verdiğimiz mücadele açısından önemli bir
gelişme olarak görüyoruz. Bu bağlamda;
Hükümetin
de, gerek Avrupa Birliği (AB) Komisyonu İlerleme Raporlarına,
gerekse başta Avrupa İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri
Koruma Sözleşmesi’nin 9. maddesine, diğer uluslararası sözleşmelere
ve Anayasa’nın 2. Maddesine aykırı olan, Anayasanın 24. maddesiyle,
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Yasası’nın 12. maddesinin,
Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrası gereğince değiştirmesini
talep ediyoruz.
Çağımız
“insan”ın ve “insan haklarının” öne çıktığı bir çağ olup;
her türlü düşünce ve inanç serbestçe örgütlenmeli ve inancın
gerekleri yerine getirilmelidir. Artık, tekçi anlayış ve uygulamalar
terk edilmelidir.
Devletin
dini ve inancı olmaz, olamaz.
Çağdaş,
bilimsel, demokratik ve laik bir eğitim için “Zorunlu Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi” kaldırılmalıdır.
Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesinin kararını, Alevi çocuklarına zorunlu
din dersleri uygulaması ile yapılan zulmün son verilmesi için
hükümete gerekli değişiklikleri bir an önce yapması gerektiği
mesajı olarak yorumluyor ve Siyasi iktidarı göz boyama siyasetini
terk ederek bu sorunu bir an önce çözmeye davet ediyoruz.
Avrupa
Birliğine girme konusunda istekli görünen siyasi iktidarın,
bu çelişkiyi öncelik ve ivedilikle ortadan kaldırması, başta
Alevi yurttaşlarımız olmak üzere laiklikten yana tüm yurttaşlarımızı
“Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi” cenderesinden
kurtaracağına inanıyor, tüm demokratik kamuoyundan bu konuda
destek ve girişim bekliyoruz.
Saygılarımızla.
Av.
Fevzi Gümüş
Genel
Sekreter
ALEVİ
BEKTAŞİ FEDERASYONU
04
Temmuz 2006
Gümüş:
AİHM bizi haklı çıkardı
İSTANBUL
(04.07.2006)-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’in
zorunlu din dersinin insan hakları ihlali olduğu yönündeki
kararını değerlendiren Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel
Sekreteri Avukat Fevzi Gümüş, AİHM’in kendilerini halkı çıkardığını
belirtti.
Fevzi
Gümüş, AİHM kararını değerlendirdiği yazılı açıklamasında,
“AİHM kararı Alevilerin zorunlu din dersi uygulamasına son
verilmesi talebini haklı çıkardı” dedi.
ABF
olarak ülkede kalıcı bir barış ve demokrasinin yerleşmesi
için farklı inanç ve kültürdeki insanların karşılıklı saygı
içinde bir arada yaşamaları gerektiğini savunduklarını belirten
Gümüş, Alevi örgütlerin yıllardır "zorunlu din kültürü ve
ahlak bilgisi" dersinin kaldırılması için mücadele verdiğini
kaydetti.
Verilen
mücadelenin gelinen aşamasında, AİHM'nin Alevi çocuklarına
zorunlu din dersi okutulmasını "İnsan haklarının ihlali" olarak
değerlendirdiğini belirten Gümüş, gerek AB Komisyonu İlerleme
Raporlarına, gerekse Avrupa İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri
Koruma Sözleşmesi'ne, diğer uluslararası sözleşmelere ve Anayasa'nın
2'nci maddesine aykırı olan ve din dersini zorunlu tutan Milli
Eğitim Temel Yasası'nın 12'nci maddesinin artık değiştirilmesi
gerektiğini ifade etti.
2001
yılında 7'nci sınıfa giden kızı E.Z.'nin Alevi bilgilerin
yer almadığı din derslerine girme zorunluluğunu kaldırılması
için önce İstanbul Valiliği'ne başvuran Hasan Zengin daha
sonra İstanbul İdare Mahkemesi'ne ve son olarak Danıştay'a
başvurmuştu. Tüm girişimleri sonuçsuz kalan Zengin'in AİHM'e
yaptığı başvuru Türkiye aleyhine sonuçlandı.
KAYNAK:
ANF NEWS AGENCY
AİHM'den
Ankara'ya din ve ahlak uyarısı!
STRASBOURG
(03.07.2006)- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Alevi
çocukların zorunlu din derslerine tabii olmasını, insan haklarının
ihlali olarak değerlendirerek, ilk ve orta öğretimde okutulan
din ve ahlak derslerinin Sünni görüşleri içerdiğini bildirdi.
2001
yılında 7. sınıfa giden kızı E.Z.’nin Alevi bilgilerin yer
almadığı din derslerine girme zorunluluğunun kaldırılması
için önce İstanbul Valiliği’ne, ardından İstanbul İdare Mahkemesi’ne
ve son olarak Danıştay’a başvuran, tümünden de olumsuz yanıt
alan Hasan Zengin’in Türkiye’de iç hukuk yollarını tükettikten
sonra AİHM’ye yaptığı başvuruda son aşamaya gelindi.
Mahkeme,
din kültürü ve ahlak derslerinin zorunlu olmasını, Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, din ve vicdan hürriyetini güvence
altına alan 9. maddesine aykırı olduğunu belirledi. AİHM’nin
aldığı kararın en geç sonbaharda açıklanması bekleniyor.
AHİM'DEN
TÜRK HÜKÜMETİNE SORULAR
AİHM,
Hasan Zengin’in başvurusu üzerine Türkiye'ye cevaplandırılması
için bir dizi soru yöneltmişti. Sorularda Alevi kültürü ve
ibadet şekillerinin, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde
öğretilip öğretilmediği, E.Z’nin zorunlu din kültürü derslerinden
muaf tutulması talebinin, sözleşmeye aykırı olup olmadığı
sorgulanmıştı.
Türkiye’den
gelen cevapta ise Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu’nun
din derslerini zorunlu kıldığı belirtilmiş ve "Aleviliğin
müfredatta olmaması gerekçesiyle kimsenin din dersinden muaf
tutulamayacağı" belirtilmişti. Dışişleri Bakanlığı AİHM’ye
gönderdiği yazıda, "Türkiye’de Anayasa değişmedikçe, kimsenin
zorunlu din dersinden muaf tutulamayacağı" bildirilmişti.
İNSAN HAKLARINA AYKIRI
AİHM,
ilk ve orta Öğretimde okutulan din ve ahlak derslerinin, sadece
Sünni görüşleri içerdiğini belirtti ve davacı Hasan Zengin’in
kızı E.Z’nin Alevi olmasına rağmen Sünni İslam eğitimi almak
zorunda bırakıldığını vurguladı.
AİHM kararında, "Okullarda öğretilen din dersleri Sünni İslam
bilgileri içermektedir. Din dersleri bu haliyle, diğer inanca
sahip yurttaşların kendi dinlerini öğrenme hakkını ortadan
kaldırmaktadır" denildi.
Mahkemenin
Alevi çocukların Sünni İslam bilgilerini içeren "zorunlu din
derslerine katılmalarını" insan haklarına aykırı bulmasıyla
birlikte zorunlu din dersinin tümüyle kaldırılabileceği, gibi
seçmeli hale getirilmesi de gündeme gelecek.