ABF
- AABK : Nüfus Cüzdanlarından din hanesi çıkarılıncaya kadar
mücadelemiz devam edecek
BASIN
AÇIKLAMASI
Nüfus cüzdanlarının din hanesi seçimlik hale getiriliyor…
Nüfus
Cüzdanlarından Din hanesi tamamen kaldırılıncaya kadar mücadelemiz
devam edecek.
Sıra
mecliste…Meclis Nüfus Cüzdanlarından Din hanesi tamamen
kaldırmalıdır.
Nüfus
cüzdanlarında din hanesine yazılacak bilgiyi kişinin tercihine
bırakan yasa tasarısı Meclis İç İşleri Komisyonu'nda kabul
edildi.
Alevi
Bektaşi Federasyonu(ABF) ile Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu(AABK)
Nüfus cüzdanlarında, din hanesinin bulunmasını Anayasa'nın
24.maddesinde düzenlenmiş olan İnanç Özgürlüğüne ve 2. maddesinde
düzenlenmiş olan Laiklik ilkesine aykırı olduğunu yıllarca
dile getirmişlerdir. Bu nedenle Örgütlerimiz nüfus cüzdanlarından
din hanesi kaldırılmasını talep eden görüşlerini her platformda
dile getirmiş ve parlamento ve Cumhurbaşkanlığı düzeyinde
sorunun laiklik çerçevesinde çözümünü talep etmişlerdir.
Örgütlerimiz
bu konudaki taleplerini, diğer talepleri ile birlikte, AB
Komisyonlarına taşıyıp, sorunu tartıştırmışlardır. Konuyla
ilgili olarak bir Alevi yurttaşımız olan Sinan IŞIK, mahkemeye
baş vurarak, din hanesindeki, İslam ibaresinin silinmesini
ve yerine Alevi ibaresinin yazılmasını istemişti. Bu başvuru
yürürlükteki düzenlemeden dolayı, İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesince,
Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan alınan görüş ile de red edilmişti.
İç hukukta sonuç alınamayınca dava üye derneklerimizin de
çabası ile AHİM’e taşınmıştı.
Alevi
Örgütlerinin yeni dava açma yönündeki girişimleri ve Alevi
toplumun özgürlükçü laiklikten yana tercihi ve mücadelemizdeki
kararlılığını gören siyasi iktidar, artık bu soruna çözüm
üretmek zorunda kalmıştır.
Din
hanesinin kişinin tercihine bırakılması yönündeki Meclis İç
İşleri Komisyonunda kabul edilen tasarısı olumlu bir adım
olmakla birlikte yeterli değildir. TBBM Yasa Tasarısının görüşmeleri
sırasında Nüfus Cüzdanlarından Din hanesi tamamen kaldırma
iradesini göstermelidir. Laik bir ülkede vatandaşların inançlarının
nüfus cüzdanlarına yazılması doğru değildir. Seçimlik hale
getirilmesi meselenin atiye terk edilmesi dahası göz boyama
ile geçiştirilmesi anlamına gelmektedir. İnsanların inançsal
meselelerinin resmi kimlik bilgilerinde yer alması zaten büyük
tabuların ve ayrımcılıkların yaşandığı bir ülkede kabul gören
inancın dışındakileri olumsuz ayrımcılıklara sürükleyecektir.
Farklı inançtan olan insanların kendi kimliklerini ifade ederken
dışlanmaya ve ‘ötekileştirilmeye’ maruz kaldığı bir ülkede,
bu farklılığını kimliğine yansıtması ve karşılığında göreceği
sıkıntıların boyutu daha da artacaktır. Çocuklar okulda, askerler
kışlada, işte, mahkemede her alanda bu sıkıntılar ayyuka çıkacaktır.
Bu
ülke Kahraman Maraş Katliamı öncesinde evlerin kırmızı ile
işaretlenmesini unutmamıştır. Bu sefer bu işaretleme kimliklere
de taşınacaktır. Bu durumda farklı inanca sahip olanlar işaretlenme
riskine razı olacak ya da hakim zihniyetin inancını yazmaya
devam edeceklerdir. Hiçbir şey yazdırmayanlar ise ‘ateist’
yada ‘öteki’ olarak algılanacaklardır. Bu durumun yaratacağı
sıkıntılar ve sorunlar tasarının bu şekli ile toplumsal uzlaşmaya
hizmet etmeyeceğini göstermektedir.
Örgütlerimiz
gelinen noktada mücadeledeki kararlılığının sonuçlarını elde
etmeye başlamıştır.
Bugün
nüfus cüzdanı ile kısmen de olsa elde etmeye başladığımız
kazanımı, laiklik çerçevesinde zorunlu din dersleri ve Diyanet
İşleri Başkanlığının kaldırılması noktasında sürdüreceğimizi
kamuoyuna saygı ile arz ederiz.