Alevi cemaatinin önde gelen isimleri, Başbakan
Yardımcısı Şener’in “Hepimiz Aleviyiz” sözlerine “Aleviler
asimile edilmeye çalışılıyor” sözleriyle tepki gösterdi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif
Şener’in, katıldığı bir konferansta dile getirdiği “Hepimiz
Aleviyiz” sözü, Alevilerden tepkiyle karşılandı. Alevi kurum
ve kuruluşlarının temsilcileri, Şener’in sözünü ANKA’ya değerlendirdi.
Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin
Özel, her insanın fikrini açıklamada özgür olduğunu belirterek,
“Ancak kalkıp ‘Ben Aleviyim’ demek yetmiyor. Aleviliğe uygun
hareket etmek de gerekiyor” dedi. Şener’in Sivaslı olmasına
rağmen, Sivas Katliamının yapıldığı Madımak Oteli’nin müze
haline getirilmesine destek vermediğini anlatan Özel, “Sivas
Katliamı’nın yapıldığı yerde şu anda bir et lokantası var.
Bizim tüm çabalarımıza rağmen, iktidar buranın müze haline
getirilmesine karşı çıktı. Şimdi söylenen bu sözler tamamen
siyasi şov. Gülüp geçiyoruz, ciddiye almıyoruz” diye konuştu.
“DİNİ
SİYASETE ALET EDİYORLAR”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı
Kazım Genç Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in “Hepimiz
Aleviyiz” sözünün “siyaseten” söylenmiş bir söz olduğunu belirtti.
Genç, “Aleviyim demekle Alevi olunmuyor. Dini siyasete alet
ediyorlar. Madem Alevisin, inanç özgürlüğü ile ilgili yasal
bir düzenleme yap o zaman” dedi.
Geçtiğimiz yıllarda Başbakan Erdoğan’ın da “Alevilik
Hz. Ali’yi sevmekse, biz de Aleviyiz” dediğini anımsatan Genç,
“Aleviyim demekle Alevi olunmuyor. Alevilik belli ritüelleri
gerektiriyor, annenizin babanızın Alevi olması lazım. Bu açıklamalarla
dini siyasete alet ediyorlar” diye konuştu.
AKP iktidarının uyguladığı politikalarla Alevileri
asimile etmeye çalıştığını savunan Genç, İstanbul 5. İdare
Mahkemesi’nin zorunlu din dersi uygulamasına karşı aldığı
kararın AKP hükümeti tarafından temyize götürüldüğünü belirterek,
“Madem Alevisin, Alevilere saygılısın, bu kararı uygula o
zaman. İnanç özgürlüğü ile ilgili yasal bir düzenleme yap”
dedi.
“ŞENER’İN SÖZLERİNİN
BİZİM İÇİN KIYMETİ YOK”
Genç, Şener’in bu konuşmayı Hatay gibi farklı
inançları içinde barındıran bir şehirde yapmasına dikkat çekerek,
“Şener, nabza göre şerbet veriyor. Bizim için bu sözlerin
bir kıymeti yok. İnancımıza zaten saygı göstermiyorlar, bari
gölge etmesinler yeter” diye konuştu.
“ALEVİLİK SADECE
BİR MEZHEP DEĞİLDİR”
Alevi
araştırmacısı Antropolog Doç. Dr. Atilla Erden ise Şener’in
açıklamalarının Alevileri asimile etmeye yönelik olduğunu
ifade ederek, “Alevilik sadece mezhep değildir, bir kültürel
yaşayış şeklidir. Bu yüzden de Anadolu Alevileri hiçbir zaman
kendilerini Şii saymamıştır” dedi. Alevilikte “Mezhebimizi
sorma bre gafil, mezhebimiz yok, yolumuz var” şeklinde bir
deyiş olduğunu kaydeden Erden, “AKP iktidarı bizi hala yok
sayıyor. Geçen yıl zorunlu din dersleri ve Cemevleri konusunda
topladığımız 1 milyon imzayı yok saydılar. Şener’in açıklamalarının
bir değeri yok. Hem laikiz diyorlar, hem de bunun gereğini
yerine getirmiyorlar” diye konuştu.
ŞENER NE DEMİŞTİ?
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif
Şener, dün Ehl-i Beyt Kültür ve Dayanışma Vakfı tarafından
Hatay’da düzenlenen “Hz. Ali Gadiri Hum Bayramı ve Kardeşlik”
adlı konferansta yaptığı konuşmada, “Buradan ilan ediyorum:
Benim dinim ve mezhebim, Hz. Ali’nin dini ve mezhebidir. Açıkçası
hepimiz Aleviyiz. Hepimiz, ülkemizin gelişmesi için Hz. Ali’nin
çizdiği yoldan, verdiği mesajlardan yararlanmalıyız” diye
konuşmuştu.
ANKA - 08 Ocak 2007
Hayır "hepimiz
Alevi" değiliz! Devlet Bakanı Abdüllatif Şener de samimi değil!
08-01-07 YAZAR: ALEVILERIN
SESI
Abdüllatif
Şener'in bir konferansta söylediği "hepimiz Aleviyiz" yaklaşımı
samimi değildir. Abdüllatif Şener de, AKP de, temsil ettikleri
Sünni İslam anlayışı ile Alevileri kendilerine benzetmek istemektedir.
Gönüllerinde yatan Sünnlieşmiş, biat etmiş, diz çökmüş bir
Aleviliktir.
Bugünkü gazetelerin bir çoğunda Devlet Bakanı
ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in bir konferansta
söylediği "Hepimiz Aleviyiz" sözü haber yapıldı. Bu haberle
ilgili olarak www.alevi.com 'un ve Alevilerin Sesi Dergisi’nin
ortak yorumunu aktarıyoruz:
2002’de hükümet olan AKP, bugüne kadar hiç bir
Alevi kurumunu muhatap almadı, Alevileirn sorunlarını ve çözüm
önerilerini dinlemedi. Ama, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
başta olmak üzere bir çok kişi frsatını buldukça ’’Alevilik
Ali’yi sevmekse ben de Aleviyim’’ dedi. En son olarak
bu kervana Devlet Bakanı Abdüllatif Şener de katıldı.
Mevcut hükümetin ’’en dürüst ve en tutarlı’’
ismi olarak lanse edilen Abdüllatif Şener'in Anadolu Aleviliği
ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bir vakfın düzenlediği
bir konferansta söylediği ’’hepimiz Aleviyiz’’ yaklaşımı
samimi değildir. Samimiyetin ölçüsü eğer kendisinin de Hz.
Ali’ye atıfta bulunarak söylediği hoşgörü ve adalet ise, bu
ikisi de ne Devlet Bakanı Abdüllatif Şener’de, ne de AKP’de
var. AKP, temsil ettiği Sünni İslam anlayışı ile Alevileri
kendilerine benzetmek istemektedir. Gönüllerinde yatan sünnlieşmiş,
biat etmiş, diz çökmüş bir Aleviliktir.
Sayın Abdüllatif Şener’in Alevilikle ilgili
kulağa hoş gelen ama içi boş, hiç bir yaptırımı olmayan sözlerine
aldanmamak gerekiyor. Bu sözler demogojiktir.
Eğer Abdüllatif Şener ’’Aleviyse’’;
Eğer Şener söyledikleri konusunda samimiyse,
kendi ifadesiyle ’’Aleviyse’’, Alevi örgütlerinin 2005 yılında
600 bin kişinin imzasını alarak kendisine teslim ettiği ’’Madımak
Müze Olsun’’ kampanyası ile ilgili ne yaptığını açıklasın
ve bizi yanıltsın!
Abdüllatif Şener 5 Temmuz 2005’de ne demişti?
Alevi örgütleri, 2005 yılında ‘’Madımak Müze
Yapılsın’’ diye bir imza kampanyası yapmış, bu kampanyada
bir çok aydının, yazarın, sendikanın, demokratik örgütlenmenin,
partinin toplam 600 bin kişinin imzası toplanmıştı. Bu imzalar
Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a teslime edilmek istenmişti. Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, ''Madımak Müze Olsun İmza Kampanyası
Heyeti''ne randevu vermeyince, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Abdüllatif Şener’le görüşülmüştü.
Abdüllatif Şener, imza kampanyası heyetiyle
yaptığı görüşmede aynen şunları söylemişti : "Bu yaranın
sarılmasını istiyorum. Müze konusunda yapılması gerekenlerle
ilgili hemen bir çalışma başlatacağım, Sivas'ta ilgili kuruluşlar
ve sivil toplum örgütleriyle de bu sonuçları paylaşacağım".
Şener aradan geçen yaklaşık 2 yıl içinde, bizim
bildiğimiz kadarıyla hiç bir şey yapmadı. Madımak Oteli halen
otel olarak işletiliyor, 35 kişinin yanarak katledildiği otelin
alt katındaki kebap lokantasında da kebap yenmeye devam ediliyor.
Bu konuda henüz bir şey yapmayan Abdüllatif Şener bu sürede
tabiki bir şey yaptı : CHP İstanbul milletvekili Berhan Şimşek’in
organize ettiği ve 62 milletvekilinin imzasıyla meclise sunulan
"Madımak kamulaştırılsın ve müze yapılsın" yasa teklifine
de ‘’hayır’’ oyu kullanarak, teklifin reddedilmesini sağladı.
Şimdi "Aleviyim" diyen Abdüllatif Şener çıksın,
bu söylediklerimizin yalan olduğunu açıklasın ve samimi olduğunu
göstersin de görelim!
AKP’liler Alevilik konusunda samimi değil
!
Her fırsatta ’’Alevilik Ali’yi sevmekse ben
de Aleviyim’’ diyen ve kendilerini ‘’Alevi’ ilan
eden AKP’lilerin Aleviliği yalan. Çünkü kendilerini Alevi
ilan eden AKP’nin içinde bir tane bile Alevi kökenli milletvekili
yok.
Alevi olan AKP’lilere rağmen,
Alevilik yasal olarak kabul edilen bir inanç
değil.
Cemevleri inanç merkezi olarak kabul edilmiyor.
Alevilerin en önemli inanç merkezi olan Hacı
Bektaş Dergahı halen müze statüsünde.
‘’Din Bilgisi ve Ahlak Kültürü’’ derslerinde
yalnızca Sünnilik öğretiliyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çaycıların
içinde bile Alevi kökenli kimse yok !
CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu,
"Ben de Aleviyim" diyen Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'e
mektup yazdı. "Aleviliğinizi rahatça yaşayabiliyor musunuz
sayın Bakan" diye sordu.
RADİKAL - ANKARA - CHP Malatya Milletvekili
Mevlüt Aslanoğlu, "Ben de Aleviyim" diyen Başbakan Yardımcısı
Abdüllatif Şener'e mektup yazdı. "Aleviliğinizi rahatça yaşayabiliyor
musunuz sayın Bakan" diye sordu. Aslanoğlu, mektubunda şöyle
dedi: "Bir Alevi vatandaşı olarak anayasal hak olan inanç
özgürlüğünüzü rahatça yaşayabiliyor musunuz? Bugüne kadar,
Alevi vatandaşlarımızın inançlarını özgürce yaşamaları için
daha önce görev yaptığınız 58-59. hükümetin bir üyesi olarak
hangi katkıları yaptınız. Cem evlerinin ibadet yeri sayılmamasını
nasıl karşılıyorsunuz. Size göre cem evleri ibadet yeri midir?"
Radikal, 11.01.2007
Farklı olana
saygı duymak
BAŞBAKAN
Yardımcısı Abdüllatif Şener, Hatay’da katıldığı bir konferansta,
"Dinim ve mezhebim Hazreti Ali’nin dini ve mezhebidir.
Açıkçası hepimiz Alevi’yiz" dedi.
Şener’in Alevi olmadığını biliyorum. Bu sözlerini,
toplumumuzdaki farklılıkları uzlaştırma ve birlikte yaşama
kültürünü geliştirme çabası çerçevesinde değerlendirmek gerek.
Ve doğrusunu isterseniz, AKP’li bir bakanın
bu cüretli sözleri, bir kompleks duymadan söyleyebilmesinin
de önemli olduğunu düşünüyorum.
Şener, konferansta "aynı gemide yaşayan, aynı
kan, can ve çamurdan olan 73 milyonun ayrı ve gayrısı olmamalı"
vurgusuyla bunu ortaya koymaya çalışıyor.
Şener’in bu çabasını desteklemekle birlikte
şunu da söylemeliyim:
Günümüz dünyasında asıl "hoşgörü", farklılıkları
yok sayarak aramızda ayrı gayrı olmadığını söylemek değil.
Asıl olan farklılıkları kabul etmek, farklı
olanı saygıyla karşılamak ve farklılığını özgürce koruyacak
toplumsal iklimi yaratmak olmalı.
Bunu yapabildiğimiz gün, farklılıkların çatışma
nedeni değil, toplumsal yaşamımızın en önemli rengi olduğunu
da görebileceğiz.