Ali
Kenanoğlu ailesiyle Alevi televizyonları arasında gezinmeyi
seviyor. Ancak bu kadar kanalı ayakta tutacak maddi destek
olmadığını düşünüyor.
Son
iki yıldır birbiri ardına kurulan Alevi televizyonları,
önemli bir boşluğu doldurdu. Avrupa merkezli bu televizyonlar,
Aleviler arasındaki görüş ayrılıklarını da derinleştirdi.
Dini törenlerden, Kürtçe müziğe kadar farklı görüşler ve
sesler bu kanallarda izleyici buluyor..
İstanbul'da
Alevi vatandaşların yoğun olarak yaşadığı Gazi Mahallesi'nde
uydu anteni satışlarında son yıllarda önemli bir canlılık
var. Bu canlılığın nedeni sayıları her geçen gün artan ve
şimdilik yalnızca Türksat uydusu üzerinden izlenebilen Alevi
TV kanalları.
"Daha önceleri kendimi ifade edeceğim, inancım hakkında
yayın yapan bir TV kuruluşu yoktu. Okulda Aleviliği öğretmediler.
Kültürümü şimdi ekran başında izlediğim dedeler sayesinde
öğreniyorum" diyen 23 yaşındaki Sivaslı kuaför Adem Yiğit,
bu kanalları izleyen milyonlarca televizyon izleyicisinden
sadece biri.
Türksat
uydusu üzerinden ardı ardına yayına başlayan Cem TV, Düzgün
TV, Su TV, Yol TV, Dem TV ve yakında yayın hayatına başlayacak
Pir TV gibi kanallar, öncelikle Alevi inancına sahip olanlara
yönelik yayın yapmayı hedefliyor. Alevi kanallarının hedef
kitlesi Türkiye ve Avrupa'da yaşayan milyonlarca Alevi.
Aralarında Türkler olduğu kadar Kürtler de var.
İKTİDARA GİDEN YOL TELEVİZYON
Alevilere
yönelik yayın yapan beş TV kanalının her birinin Aleviliği
algılayışı ve siyasi görüşleri farklı. Bu farklılık aralarında
ciddi tartışmalara da neden oluyor. Günümüzde hem sol kesim,
hem de muhafazakârlar, televizyon aracılığıyla kendi dünya
görüşünü Aleviler arasında yayma gayreti içinde.
"Eskiden Alevi dedeleri köy köy gezer halkın sorunlarını
dinler, çözüm bulur, dini ihtiyaçlarını karşılardı" diyen
araştırmacı Cemal Şener, bugünkü çatışmanın dede
otoritesini savunanlarla karşı çıkan solcu Aleviler arasında
olduğunu söylüyor.
"Sessizlerin
Umudu" sloganıyla yayın hayatına başlayan Su TV, Almanya'da
başladığı macerasına Fransa'dan yayın yaparak devam ediyor.
Kürtçe, Lazca, Zazaca gibi farklı etnik dillerde müzik klipleri
yayınlıyor. Su TV Genel Yayın Yönetmeni İsmail Pehlivan,
aydınlanmacı, demokrasiyi ve laikliği ön plana çıkaran,
akla ve mantığa uygun Alevi inancına yönelik program yaptıklarını
söylüyor.
FAİK
BULUT: RANT KAVGASI VAR
Su
TV içinde görüş ayrılıklarına düşen bir grup daha sonra
Yol TV'yi kurdu. Çok ortaklı bir şirket olan Yol TV, Avrupa'da
bulunan dokuz ayrı ülkedeki Alevi federasyonlarının destek
verdiği bir kanal. Sol görüşü seslendiren, Türkiye'nin AB'ye
üyeliğini destekleyen Yol TV'nin amacı Alevilere iktidarda
bir yer açmak.
Yol
TV Genel Yayın Yönetmeni Necdet Saraç, Alevilerin iktidardan
pay isteme noktasına geldiğini belirterek, "Yönetime müdahil
olmak istiyoruz. Alevi televizyonlarının çıkışı da bunun
sonucudur" diyor ve ekliyor: "Yüzümüz sola dönük."
Yol
TV'nin iktidara ortak olma söylemine tam da bu noktada araştırmacı-yazar
Faik Bulut eleştiri getiriyor: "Bu televizyonları
kuranlar, siyasi partilerle pazarlıklar yapma, tavizler
koparma, siyasi ve ekonomik rant elde etme peşinde. Siyaset,
sivil ve Alevilere yönelik taleplerin önüne çıkmış durumda."
Gökkuşağı
logosuyla Almanya'dan sınır ötesi yayın yapan Düzgün TV'nin
sahibi de Su TV örneğinde olduğu gibi bir işadamı: Tunceli
kökenli Hıdır Düzgün. Aleviliği İslam'ın bir parçası
olarak gören kanalın esas hedefi insanı ön plana çıkaran,
mozaik kimliğinin motifleriyle süslenmiş çok sesli bir yayın
yapmak, yurtdışında yaşayan Alevilerin yaşadıkları topluma
entegrasyonlarını sağlayıcı programlar hazırlamak.
İngiltere'den
yayın lisansı alan, Almanya'da da bürosu bulunan Dem
TV'nin ise beş ortağı var. Bunlardan ikisi 1980 askeri
darbesinden sonra İngiltere'ye giden ve orada ticarete atılan
kişiler. Tüm kesimlere kapılarının açık olduğunu söyleyen
kanal Alevilerin dışında yakında Yezidilere yönelik Kürtçe
bir dini program yayınlayacak.
HEDEF SİYASİ REKLAM
Peki, sayıları her geçen gün artan bu kanalların uzun süre
yaşama şansı var mı? Teknolojik maliyetlerin düşmesi çok
büyük sermaye birikimi olmadan televizyon istasyonlarının
kurulmasına izin veriyor. Düzgün TV, Su TV ve Yol TV'nin
de kuruluş çalışmalarında bulunan Dem TV'nin Genel Yayın
Koordinatörü Şükrü Yıldız'a göre, üç yıl önce bir televizyon
kanalı kurmak için en az 1 milyon euro gerekirken, bu gün
200-300 bin Euro ile mütevazı bir TV kanalı hayata geçirilebiliyor.
Ancak bir kanalın bağımsız olarak yayın hayatını sürdürebilmesi
için reklam gelirlerine ihtiyacı var.
Hubyar
Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu'na göre,
bu kadar kanalı ayakta tutacak maddi destek bulunmuyor.
Yeni kurulup reyting yarışına geç başlayan kanallar önümüzdeki
genel seçimler ve daha sonra yapılacak yerel seçimlere kadar
ayakta durma mücadelesi verecek. Hedefleri seçim döneminde
siyasi reklam alarak ayakta durmak. Bu kanallar 22 Temmuz'da
sandığa gidecek Alevi seçmenin oyunun rengini belirlemede
etkili olacak.
*
CEM TV: Cem Vakfı'na ait. Yayın çizgisi muhafazakâr.
Ortaklardan biri MHP'den aday.
*
DEM TV: Farklı etnik gruplara açık. Kürtlere ve Yezidilere
yönelik yayınlar yapacak.
* Düzgün TV: Ağırlık olarak Tuncelililere yönelik
yayın yapıyor.
* Su TV: Avrupa'daki Alevi Birlikleri Konfederasyonu
destekliyor. Sol görüşlü yayın çizgisi var.
* Yol TV: Su TV'den ayrılan bir grup kurdu.
TV'de
sağ-sol tartışması
Çoğu
Almanya ve İngiltere merkezli olan Alevi televizyonları,
200-300 bin Euro’luk yatırımlarla kurulabiliyor. Ancak asıl
sorun kanalı yaşatacak reklam gelirini bulmak. Önümüzdeki
seçimler, Alevi televizyonlarına aradıkları fırsatı sağlayabilir.
Alevi
toplumu içindeki gelenekle modern arasındaki çatışma bugün
Alevi televizyonlarında görülmekte. Cem Vakfı tarafından
kurulan Cem TV sağ görüşe yakın Alevilere sesleniyor ve
Aleviliği İslam'ın temel kollarından biri olarak görüyor.
Cem TV, köyden kente göçle kaybolmaya yüz tutan geleneksel
Alevi inancını, kültürünü canlandırmaya yönelik yayınlar
yapıyor. Her perşembe akşamı bir cemevinden canlı olarak
cem töreni naklen yayınlanıyor. Alevi dedesi ve Cem Vakfı
Din İşleri Başkanı olan Ali Rıza Uğurlu, "Aşk-ı Muhabbet"
isimli bir inanç programıyla Alevi kültürü hakkında din
sohbetleri yapıyor. Programlarda "namaz", "mevlevilik",
"cem ibadetleri", "kurban bayramı" gibi konular hakkında
bilgi veriliyor. Eskiden en fazla 100-150 kişinin katıldığı
cem törenlerine şimdi televizyonları başında yüz binler
katılıyor. Aleviliği ekranlarında öğrenenler, cemevlerine
de akıyor. Cem TV, iktidarlarla yakın ilişkiler kurma politikasıyla
yüzyıllardan beri yönetenlere mesafeli durmuş Alevi toplumu
açısından, siyasi anlamda da gelenekten kopuşu ifade ediyor.
İNANÇ MI, SİYASET Mİ?
Cem TV'nin rakipleri tarafından en fazla eleştirildiği nokta
da hükümetlerle bu dirsek teması. Yol TV Genel Yayın Yönetmeni
Necdet Saraç Cem TV'yi, "yüzünü sağa dönmekle" suçluyor.
Ali Rıza Uğurlu ise rakiplerini Marksizm etkisinden
kurtulamamakla, Erbakan gibi dinle siyaseti birbirine karıştırmakla"
tenkit ediyor. Faik Bulut, bu kanallarda yayınlanan
dini programlara kökten bir eleştiri getiriyor. Bu kanalların
(Su TV'yi biraz dışında tutarak) Alevi şeriatçılığı yaptıklarını
iddia ediyor. Bulut'a göre, bu kanallar İslamcı televizyon
kuruluşlarının Alevicilik yapan versiyonları: "Bunlar Alevi
kitlesini daha ruhani bir toplum haline getirdi. Daha bir
inançsal mezhepsel bir çerçeve içinde soktu."
TV'ler
için ne dediler?
'Alevi dedeler artık her evi ziyaret
ediyor'
Eyüp Güneysel, 38 yaşında, Sivaslı, M.Ü. Kamu Yönetimi
mezunu. Özel bir şirkette çalışıyor. Kendi kültürü ve sorunlarıyla
ilgili Alevi televizyonlarını izlemeyi tercih ediyor. Farklı
görüşte Alevi kanallarının ortaya çıkmasını demokratik buluyor,
ancak halkın bazılarını eleyeceğine inanıyor. Alevi kanallarında
yayınlanan dini içerikli yayınlara gelince: "Şehir yaşamında
izleri kaybolan dedeler artık her eve girdi, kültürüm hakkında
daha önce bilmediğim birçok şeyi televizyonlardan öğreniyorum."
'Çocuklarım
Aleviliği TV'den öğreniyor'
Hanife
Düşküner, 37 yaşında ve Tuncelili. Hayatını bir restoranda
bulaşıkçılık yaparak kazanıyor. Akşamları yorgun argın eve
döndükten sonra 1-2 saatini Alevi inancı ve kültürünü tanıtan
programları izleyerek geçiriyor. Günün yorgunluğunu en çok
sevdiği sanatçılara ekranlarını açan Su TV'yi izleyerek
atıyor. Çocukları ise okulda, arkadaş çevresinde Alevilikle
ilgili maruz kaldıkları soruları yanıtlayabilmek için daha
fazla dini içerikli yayın yapan Cem TV'yi tercih ediyor.
'İşçi
ve emekçiden yana kanalı izliyorum'
Engin
Doğan 23 yaşında. Erzincanlı ve ilkokul mezunu. 16 yıldır
İstanbul Gazi Mahallesi'nde yaşıyor. Her ne kadar Alevi
olsa da kendini önce solcu olarak tanımlıyor. Evde kardeşiyle
beraber daha çok "işçi ve emekçi kesimlerin sorunlarına
değinen" Su TV'yi izliyor. Anne ve babası ise Engin'e göre
daha muhafazakâr bir din anlayışı sergileyen Cem TV'yi tercih
ediyor. Alevi kanallarını insanların inançlarını öğrenmesi,
kimliklerini ifade edebilmesi açısından olumlu buluyor.