MHP, bir zamanlar düşman olarak
gördüğü Alevileri şimdi yanına çekmek için adımlar atıyor.
Tunceli'den bile aday çıkartan parti, Alevileri "en öz Türkler"
olarak lanse ediyor. Sağ partilere gidenler "yol düşkünü"
olmakla suçlansa da, bu yakınlaşmayı destekleyenlerin sayısı
az değil..
Türkiye'nin
hızla bir uçuruma doğru sürüklendiği yıllardan 1978'in Kurban
Bayramı arifesinde Ankara'daki Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde
alışılmadık sakinlikteki hava, içeri giren gözü yaşlı bir
ülkücüyle bozulur. O dönem MHP'nin ve ülkücü hareketin liderlerinden
Namık Kemal Zeybek'in yanına giden bu genç adam, sarsılmış
bir halde konuşmaya başlar: "Anam aradı ve bana dedi ki:
'Sizinkiler neredeyse bizi öldürüyorlardı oğul, kurşunlar
evimizin içine girdi.' Ne diyeyim ben şimdi ona." İçeri
giren sadece kurşunlar değildir. Sivas'ın Alibaba Mahallesi'nde
yaşanan olaylarda çok sayıda ev ve araba yakılmış ve yıkılmıştır.
Can kaybı vardır. Alevilerin yaşadığı mahalleye saldıran
kışkırtılmış milliyetçi ve muhafazakâr gençler, sadece Sivas
ile sınırlı kalmaz. Malatya, Çorum ve Maraş'ta da Alevilerin
oturduğu mahallelere saldırılar olur ve tarihe katliam olarak
geçecek olaylarda çok sayıda Alevi kökenli vatandaş öldürülür.
Olayların sorumlusu olarak Milliyetçi Hareket Partisi ve
onun gençlik kolları olan Ülkü Ocakları gösterilir.
MHP
ALEVİLERE GÖZ KIRPIYOR
Aradan geçen yıllara rağmen, Aleviler ile MHP'nin arasının
hâlâ çok sıcak olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak, son
yıllarda Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP politikasındaki
değişiklikten Alevilere olan bakış da nasibini alıyor. Parti,
Alevilerin inançlarına ve etnik kökenine yaklaşımıyla bir
zamanlar düşman olarak gördüğü bu grubun oylarını almaya
dahi soyunuyor. Her fırsatta Alevilerin öz Türkler olduğunun
altı çiziliyor. Listesinde çok sayıda Alevi kökenli aday
olması beklenen MHP, geçen seçimde Tunceli'de açamadığı
il teşkilatını da bu seçimde açmayı planlıyor. Üstelik bu
kez geçen seçimden farklı olarak, Aleviler arasından da
bu yaklaşımına yanıt bulduğunu iddia ediyor. Aslında Alevilerin
"gerçek Türk" oldukları söyleminin kökeni Osmanlı İmparatorluğu'nun
son dönemlerine dayanıyor.
Ankara Üniversitesi'nden Dr. Ali Murat İrat, 1914-15 döneminde
Jön Türklerin Kızılbaş-Aleviler terimi için Saf-Türk söylemiyle
onların desteğini almaya çalıştığını, günümüz Türkiye'sinde
ise Doğu ve Güneydoğu kaynaklı başka bir tehlikenin ortaya
çıkmasıyla bu söylemin yeniden üretildiğini hatırlatıyor.
Peki MHP ile Aleviler arasındaki karşılıklı önyargılar nasıl
yıkıldı? Bunda her iki tarafın da birbirlerine karşılıklı
attığı adımların etkisi var.
Araştırmacı
Ensar Yılmaz'ın da altını çizdiği gibi "Aleviler, 1980 öncesi
kendilerine yakın gördükleri Kürt kimliğiyle aralarına mesafe
koymaya başladılar. Türk kimliğini yeniden sahiplenme dönemine
girdi." AB'nin Alevilere azınlık statüsü verilmesi yönündeki
telkinleri Alevilerin önemli bir kısmını kızdırdı. Yükselen
milliyetçilikten Aleviler de nasiplerini aldı ve Alevi köylerine
gelen şehit cenazeleri tüm toplumu etkiledi, MHP'ye ilgiyi
artırdı.
SAĞ
PARTİLERLE DİRSEK TEMASI
Altını
çizmek gereken bir başka nokta da Alevi toplumunun aslında
tarihsel olarak sağ partilere ve MHP'ye çok da uzak olmadığı.
1970'li yıllarda Balıkesir yöresinin Türkmen aşiretlerinden
Çepniler, MHP'ye kitle olarak oy verirdi. Ülkücü araştırmacı
Abdülkadir Sezgin'in iddialarına göre, Alparslan Türkeş'in
yakın korumaları Alevi'ydi. 1970'lerde Ülkücü hareketin
önemli liderlerinden Namık Kemal Zeybek, Alevi olmamasına
rağmen Alevi inancına göre yaşadığını söylüyor. Ayrıca Aleviler
içinde etkili bir grup olan Prof. Dr. İzzettin Doğan liderliğinde
Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi (CEM) Vakfı ve çevresinde
örgütlenen dernekler Türkiye'yi çok küçük aralıklar hariç
yıllardır yöneten sağ partilerle sürekli bir dirsek teması
içinde. Alevilerin çıkarını güçlünün yanında yer almakta
gören vakıf Dr. Ali Murat İrat'ın söylemiyle "politika olarak
Sünni İslam'la ve devletle, yani Aleviliği oluşturan grupların
tarih boyunca sorun yaşadıkları yapılarla, bir anlamda 'barışmasını'
sağlamayı amaçlamakta."
SAĞA
GİDENLERE AFOROZ
1966-80
yılları arasında siyasal hayatımızın ilk Alevi partisi olarak
yer alan (Türkiye) Birlik Partisi'nin Genel Başkanı Mustafa
Timisi, MHP'ye giden oyları sosyolojinin kuralları ve tarihin
akışı içinde normal buluyor: "MHP'ye gidenleri eleştirmiyorum,
yadırgamıyorum. Bu doğal bir gelişme. Aleviler ne Arabın
Emevi İslam anlayışını kabul etmişlerdir, ne de Farsın molla
düzenine itibar etmişlerdir. Kendi Orta Asya kültürüyle
İslamı birleştirmişlerdir." Alevilerin bir kısmının milliyetçi
sağa kayması ihanet olarak yorumlanıyor.
Pir
Sultan Abdal Derneği eski başkanlarından Ali Balkız, sağ
partilere gidenlerin yol düşkünü (aforoz) ilan edilmesi
gerektiğini söylerken, derneğin şimdiki başkanı Kazım Genç
ise bu Alevileri "katilleriyle el ele olmakla" suçluyor.
Sol Alevi derneklerin ortak görüşü MHP ve diğer sağ partilerden
aday olan Alevilerin rant peşinde kişiler olduğu yönünde.
MHP'nin Alevi kökenli en genç kadın adayı Aysun Palalı (30)
ise bu görüşlerin kökünün dışarda olduğunu belirterek, "Alevilerin
oyları hiçbir derneğin, vakfın veya partinin tekelinde değil"
diyor. Önde gelen Alevi dernekleri MHP'den aday Alevileri
amansızca eleştirse de önümüzdeki seçimlerde Alevilerden
MHP'ye geçmiş seçimlere göre çok daha fazla oy gideceği
kesin. Türkiye ve dünya değişirken, Aleviler ve MHP de değişiyor.
Geçmişten gelen husumetleri yeniden üretmek, hatırlamak
kimseye fayda vermiyor, ülkeye barış getirmiyor.
Bahçeli
kilit rolde
ALEVİLER
üzerine araştırmalar yapan Fransa Sosyal Bilimler Enstitüsü
(EHESS) öğretim görevlisi Dr. Elise Massicard, Aleviler
ile MHP'nin yakınlaşmasında başrolü Devlet Bahçeli'nin oynadığını
belirtiyor.
*
Günümüz Alevi-MHP ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
1980
sonrası MHP geçmişte olup bitenleri unutmaya/unutturmaya
yönelik önemli bir çaba içinde. Parti, Alevilere yönelik
politik açılımlar sergiliyor. Kendi düşüncesine yakın Alevi
dedelerine parti içinde yer vererek ilişkileri güçlendirmek
için adımlar atıyor. 1999 seçimleri öncesi Erzurum'da konuşan
Devlet Bahçeli, ülkücülere, "Gerekirse, defalarca gidin
ve onları (Alevileri) kucaklayın" emri verdi. Geçtiğimiz
yıl Tekir Yaylası'nda Zafer Kurultayı'nda da Ülkücü gençler
semah döndü. Parti, bu seçimlerde Tunceli dahil kimi bölgelerde
Alevi kökenli adaylar göstererek oy almak istiyor.
*
MHP'nin Alevi stratejisi nasıl?
Aleviliğe
ve onun ritüellerine vurgu yapılırken, 1960'ların aksine
Türklüğün İslam öncesi dini Şamanizme göndermeler yapılmıyor.
Günümüzde tam tersi Aleviliğin bir yandan İslam, bir yandan
da Türklüğün içinde olduğunun altı çiziliyor. Yani Türk
İslam sentezine uygun olarak Aleviler, gerçek Türk Müslüman
kimliğini taşıyan insanlar olarak vurgulanıyor.
BBP
de göz kırpıyor
ASLINA
bakılacak olursa milliyetçi cenahta Alevi oylarına tek talip
olan MHP değil. Eski Ülkü Ocakları başkanlarından Muhsin
Yazıcıoğlu tarafından kurulan Büyük Birlik Partisi de Alevilere
göz kırpıyor. Özellikle Ehl-i Beyt Vakfı gibi gruplar çevresinde
toplanan muhafazakâr Aleviler, AKP ve BBP gibi İslami öğeleri
öne çıkaran partilere sıcak bakıyor. BBP'nin Aleviliğe bakışı
MHP'ninkine benzerlik gösteriyor. BBP MKYK üyesi Tayfun
İlhan, Alevilerin Türk olduğunun ve Aleviliğin "ne bir mezhep
ne de İslam dışı" olduğunun altını çiziyor. Cemevlerini
Başbakan Tayyip Erdoğan gibi "kültürel faaliyetlerin yapıldığı
mekânlar" olarak tanımlayan İlhan, Alevilerin yakındığı
okullardaki din dersinin zorunlu olmasını doğru bulmuyor.
BBP'NİN
ALEVİ ADAYI
BBP'li
ve Alevi kökenli Okyay Şahin, hiçbir Alevi derneğine üye
değil. Şahin, Sünnilerle "aynı din çatısı altında yol alan
Alevilerin ibadetlerini resmi bir zeminde, tanınarak yapma
özgürlüğüne henüz ulaşamadıklarını" hatırlatıyor. Şahin'e
göre bu sorunun çıkış yolu Hacı Bektaş Veli'nin "Birlik
olalım, dirlik olalım" sözünün arkasında gizli.
Bakanken
tabuları yıkmaya çalıştım
Namık Kemal Zeybek/ Eski Kültür
Bakanı (BBP)
SİYASETE
BBP'de devam eden Anavatan'ın eski Kültür Bakanı Namık Kemal
Zeybek, görevi sırasında kendi partisinden Alevilere verdiği
destek nedeniyle uyarı aldığını söylüyor. Zeybek, Diyanet'in
dışlayıcı tutumunu eleştirirken, Türkiye'de ayrım yapıldığını
vurguluyor.
- Diyanet İşleri Başkanlığı'nın konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Diyanet, sadece Sünni Müslümanlara hizmet ediyor. Halbuki
milyonlarca Alevi insan var. İmamların maaşlarını devlet
verir. Bu doğrudur. Ama cemevlerinde görev yapanlara herhangi
bir maaş verilmez. Cemevi caminin karşıtı değil yandaşıdır.
Alevilerin Diyanet'te temsil edilmemesi Alevilerin bir anlamda
devlet tarafından dışlanmasıdır. Diyanet'e, "Sizde çalışan
tek bir Alevi bırakın din adamı bir hademe çalışan var mı"
diye soruyorum.
-
Alevilere yakınlığınız nedeniyle siyasette dirençle karşılaştınız
mı?
Kültür Bakanlığım dönemimde cemevlerine yardım yaptım. Bazı
tabuları yıkmaya çalıştım. Bu işleri Anavatan'da yaparken
iki kez ikaz aldım. Birkaç milletvekili toplandı geldi bana
"Ya Sayın Bakan, siz bu Alevilere çok yüz veriyorsunuz onları
çok şımartıyorsun. Biz bunları Sünni yapmaya çalışıyoruz,
sen engel oluyorsun" dediler. Yine bir il başkanı, arabama
bindi "Alevilere bu kadar yüz verme biz Sünnilerden oy kaybederiz"
dedi. İnsanlara sadece özgürsün demek yetmez. Ayrım yapılmamalıdır.
Türkiye'de ayrım yapılıyor. Bu ayrım kaldırılmalıdır.
Hasan
Süzer'in kızı MHP'den aday
PERA Palas'ın eski sahiplerinden merhum işadamı Hasan Süzer'in
47 yaşındaki kızı Cennet Teker de MHP'den aday adayı. "1970'li
yıllarda Alevilik ve Sünniliği sanki iki farklı dinmiş gibi
gösterdiler" diyen Teker şunları söyledi: "Bugün Cumhuriyet
tehlikede. Alevi-Bektaşi inancını yaşama açısından herhangi
bir sorun yaşamadım. Dini siyasete alet etmeyeceğim. Yoksa
AKP'den ne farkım kalır? Hepimiz Müslümanız. Okullardaki
din derslerine gelince, Müslümanlıktan başka bir şey öğretilmiyor."
MHP
Alevilere uzak parti değil
Hasan
Karacan, 37 yaşında, Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi
mezunu Erzincan kökenli bir Alevi. Bu seçimde oyunu ilk
kez MHP'ye verecek..
SOSYAL
demokrat bir aileden gelen Hasan Karacan bu seçimlerde ilk
kez MHP'ye oy atacak, "MHP aslında Alevilere uzak bir parti
değil, burada şaşılacak bir durum yok" diyor. Karacan, Aleviler
ile Kürtlerin yıllardır aynı kefeye konup, karıştırıldığını
belirterek "Aleviler Türktür. MHP bozkır kültürünü ön plana
çıkarıyor. Bu nedenle MHP Alevilerle aynı çizgidedir" ifadesini
kullanıyor. Karacan 1970'li yıllarda yaşanan Alevi-Sünni
çatışmasında her iki tarafın da yanlışlar yaptığını, 10
yıl önce MHP'ye oy atmanın aklının ucundan bile geçmeyeceğini
söylüyor ama bugün Bahçeli'nin "milliyetçiliği kelle avcılığından
ayırdığı" görüşünde. MHP lideri Bahçeli gerçekten partisini
yeni bir rotaya soktu, merkez sağa doğru çekip, söylemini
yumuşattı. Partinin kollarını Alevilere açtı. Alevilerin
Türk ve Müslüman olduğunun altını çizdi. MHP'nin Türklükle
Aleviliği bir potada eriten propagandası özellikle Batı
Anadolu'da, Toroslar'da yaşayan Aleviler üzerinde etkili
oldu. Bu söylem "Yıllarca siz Müslüman değilsiniz, Türk
değilsiniz" laflarını işiten Alevi tabanında sempati uyandırdı.
Bütün bu söylemlerin dışında hiç kuşkusuz MHP'nin Alevileri
cezbeden reel politikaları var. MHP, Alevileri oldukça rahatsız
eden RP-FP-AKP çizgisinin temsil ettiği "Sünni-muhafazakâr"
çizgi karşısında 1999'dan beri keskin bir muhalefet sergiliyor.