Atatürk'ten
CHP'ye kalan bir başka miras da Alevi oyları oldu. Laikliğin
teminatı ve rejimin bekçisi olarak görülen Aleviler, oylarını
yine sol partilere verecek mi? Alevilere göre, oyları bu
kez CHP için çantada keklik değil: "Sağ partiler de Alevi
adaylarıyla oyumuzu istiyor ama biz kolay lokma olmayacağız"..
Yıl
1919, günlerden 22 Aralık'tır. Bozkırın ortasındaki kasaba
dondurucu soğuğa rağmen sıcak bir misafiri ağırlamaktadır.
Anadolu'yu baştan başa dolaşan bu paşanın son durağı, Alevilerin
kutsal dergâhının bulunduğu Hacıbektaş'tır. Yanındaki Cemaleddin
Çelebi ile Alevi dedeleri ve ileri gelenleriyle sohbet eden
bu mavi gözlü paşanın adı Mustafa Kemal'dir. Aleviler, paşanın
sözleri karşısında şaşırır ve duyduklarına inanmakta zorlanırlar.
Bir Osmanlı paşası, hilafeti eleştirir, saltanat yerine
halk egemenliğinden ve eşit yurttaşlıktan bahseder. Alevi
dedelerinin bulundukları mecliste fısıldaşmalar artınca
Mustafa Kemal, meraklanır ve ne konuştuklarını sorar. Bir
Alevi dedesi sarı saçlı mavi gözlü paşaya bakar ve aralarında
neler konuştuğunu şöyle anlatır: "Sayın Paşam, canlar derler
ki, acaba Pir Hacı Bektaş don mu değiştirip geldi. Çünkü
yüzyıllar önce ulu pirimiz de böyle konuşmuştu." İşte bu
sözler, Alevilerin Atatürk'ün ölümünden sonra da onun kurduğu
Cumhuriyet Halk Partisi'ne olan sorgusuz desteğin de başlangıcı
oldu.
Yüzyıllar
boyu Osmanlı'dan çok çekmiş Aleviler için cumhuriyet rejimi
ve Atatürk'ün kurduğu CHP gerçekten çok önemlidir. Oysa
Cumhuriyetin ilanından çok kısa süre sonra Bektaşi- Alevi
tekke ve zaviyeleri yasaklanıp kapatılmış, gözetim altında
yaşamak zorunda kalmışlardır. Yine de Aleviler kendilerini
Osmanlı tebaasından vatandaş sınıfına yükselten yeni rejime
ve onun partisi CHP'ye koşulsuz destek sunageldi.
SIKINTILARINI
ERTELEYECEKLER
Çok
partili hayata geçişle birlikte Aleviler ekseriyetle önce
"Yeter söz milletin" diyen Demokrat Parti'ye, ardında da
Adalet Partisi'ne yüzlerini döndü. Daha sonra kentlere göç
etmeye başlayan bu kesim, 1970'lerden itibaren sol söylemi
seslendiren CHP'nin sadık seçmeni oldu. 1970'li yılların
Alevileri de zaman içinde şehirleşti, modern kent hayatına
entegre oldu. Bu kez de yükselen siyasal İslama karşı, Alevi
kitlesi laik saflarda yer aldı. Ancak önümüzdeki seçimlerde
bu kitlenin oyu laikliğin temsilciliğine soyunan CHP için
çantada keklik gibi gözükmüyor. CHP'ye destek veren Alevi
önderleri sıkıntılı. Açıkçası Alevilerin kafası karışık.
Milliyetçi dalgayı sırtına alan MHP ise son dönemde bu geniş
kitle içinde özellikle İç Anadolu ve Ege bölgelerinde oldukça
faal. AKP ve diğer sağ partiler de Alevi oylarına göz dikmiş
durumda.
1980 sonrası demokratikleşme süreci ile birlikte kendi kimliğini
yeniden oluşturma mücadelesi veren Alevi toplumu, 22 Temmuz
günü önüne konulan sandıkta zor bir denklemi çözmek zorunda.
Bir yanda Avrupa Birliği savunucusu, ileride Alevilerin
de sorunlarını çözebilecek demokratik açılımları yapan ama
bünyesinde beş yıldır hiçbir Alevi milletvekili barındırmamış,
toplumdaki şeriat korkusu algısını yıkamamış, Sünni muhafazakâr
parti imajı veren AKP. Diğer yanda da Alevilerin de şikâyetçi
olduğu mevcut laiklik anlayışını savunan ancak Alevilerin
bir numaralı korkusu şeriata set çeken ulusalcı CHP.
CHP-DSP
güç birliği 2007 milletvekilliği genel seçimlerinde de toplumdaki
bu laik/anti-laik kutuplaşmasından Alevi oylarını alarak
kârlı çıkacak gibi görünüyor. 20 Mayıs 2007'de Ankara'da
toplanan Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri
Konfederasyonu, AKP iktidarına dur demek için sol işbirliğine
destek verdi. Alevi Meclisi adıyla toplanan Alevi örgütleri,
CHP-DSP güçbirliğini eksik de bulsa destekleme sinyali verdi.
CHP'nin
Alevi kökenli milletvekili Ali Rıza Gülçiçek de partisine
karşı olan memnuniyetsizliğin farkında ancak Alevilerin
Cumhuriyet kazanımları için bir kez daha fedakârlıkta bulunacağı
görüşünde.
1964'te
Aleviler tarafından kurulan Türkiye Birlik Partisi'nin tarihini
yazan araştırmacı Kelime Ata, tabanın DSP-CHP ortaklığına
oy vereceği görüşünde: "Çünkü ortada başka alternatif yok.
Alevilerde CHP'ye oy verme alışkanlığı var ama bu mantıklı
bir alışkanlık değil. Aleviler kerhen CHP'ye oy verecek."
Konjonktür
CHP-DSP'den yana
CHP
belki de tarihinin en karanlık gününü 18 Nisan 1999'da yaşadı.
Yüzde 10 ülke barajını aşamayan CHP, ilk kez katıldığı bir
seçimde parlamento dışı kaldı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Genel Başkanı Kazım Genç, CHP'nin bu tarihi yenilgisini
Alevileri küstürmüş olmasına bağlıyor. "CHP Alevilerle ilgili
olarak yeterince adım atmadığı için Alevi seçmen 1999 seçimlerinde
ya sandığa gitmedi ya da büyük ölçüde DSP'ye oy attı" diyen
Genç'e göre, 2002 seçimlerinde siyasetin AKP ile CHP arasında
sıkışması sonucu Alevi seçmen CHP'ye kerhen oy verdi. CHP
oylarının yüzde 65'i Alevilerin yaşadığı bölgelerden gelmişti.
Uludağ
Üniversitesi'nden Dr. Ali Aydın da tabanın CHP'ye oy vereceğini
düşünüyor. Ancak bunu konjonktürün dayatması olarak görüyor.
"Alevi toplumu güle oynaya içtenlikle olmasa bile içlerinde
bir ukdeyle ama bütünlük içinde CHP-DSP birlikteliğine oy
verecekler" diyen Aydın, Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasal
ortamın Alevileri CHP'yle ittifaka ittiğini söylüyor.
Memnun
değiller ama yine oy verecekler
ALİ
YILDIRIM/ Araştırmacı
LAİKLİĞE
yönelik her tehdidi Alevi toplumu kendi yaşamına, varlığına
ve geleceğine yönelik bir tehdit olarak görüyor. Araştırmacı
Ali Yıldırım, "CHP'ye oy veren sadece Aleviler değil tüm
kesimlerde memnuniyetsizlik var" diyor. Fakat bu memnuniyetsizliği
Alevilerin birinci sıraya koymadığını kaydediyor.
ODTÜ
Sosyoloji bölümünden Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şen de CHP dışındaki
sağ partilere oy gideceğini onaylıyor ancak Şen'e göre,
"Bu partilere yüzde 30'un üzerinde bir Alevi oyunun gitmesini
beklemek saflık olur." Büyük çoğunlukla sosyal demokrat
ve sol kulvarda yürüyen Alevilerden oy alabilmek için CHP-DSP
birlikteliğinin, bu seçimlerde öncekilere oranla daha fazla
güç harcaması gerekiyor. Siyasal konjonktür, Alevi oyları
açısından CHP'nin lehine gibi gözükse de Aleviler çantadaki
keklik olarak görünmek istemiyor. Zaten önceki seçimlerden
farklı olarak diğer partilerden de temsil araması bunun
bir göstergesi.
Bir
yanda şeriat öte yanda statüko
ALİ
KENANOĞLU / Dernek Başkanı
Hubyar
Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, Alevilerin
statükocular ile sözde demokratlar arasında tercih yapmaya
zorlandığı görüşünde: "Bir yanda cumhuriyet elden gidiyor
söylemi ile birlikte statükonun savunucuları var. Diğer
taraftan kendine demokrat olan, kendisiyle ilgili konularda
demokrat kesilen ve kamuoyuna da şeriat korkularını saran
bir taraf. İki kutup da Alevilerin hak ve çıkarları için
olumlu değil. Aleviler, cumhuriyetin kazanımlarını savunurlar.
Ama Alevileri de bir çıkmaza sokan, sorunlarını çözemeyen
bir statükoyla savunduruluyor bu cumhuriyet."
Kenanoğlu'na göre, statükonun temeli CHP'nin parti programında
olmasa da pratikte savunduğu devlet kontrolündeki laiklik
anlayışı. Alevileri bugünkü çıkmazlarına sürükleyen de bu
anlayış. Aleviler Diyanet İşleri Başkanlığı'nın olmadığı,
devletin dini finanse etmediği, zorunlu din derslerinin
olmadığı bir laiklikten yana. "Ölümü gösterip sıtmaya razı
ediyorlar" diyen Aleviler, şeriatın karşısında kendi inançlarını
yok sayan laiklik anlayışından da şikâyetçi.
CHP'nin
sağdaki partilerle farkı yok
CEMAL
ŞENER / Araştırmacı-yazar
Alevilerin
bu seçimde ezberinin bozulacağını düşünenlerden biri de
araştırmacı-yazar Cemal Şener. Alevilerin toplumdaki en
politize kesim olduğunu belirten Şener'e göre, artık tek
bir kişinin ve partinin arkasından sürü gibi gidilmeyecek.
"Alevilerin bugün sadece CHP'yi destekleme lüksleri yok"
diyen Şener, çantada keklik gibi görülmelerine rağmen Alevilerin
CHP'de yeterince temsil ettirilmediğini söylüyor.
"Bugün
ise Aleviler AKP'ye karşı mücadelenin sadece CHP ile olmayacağını
gördü. AKP'nin iktidar olması, ANAVATAN'ın, DP'nin hatta
MHP'nin iktidar olmasıyla eşit değil. Bu partilerin laik
cumhuriyetle bir problemleri yok. Kaldı ki bu gün sağ sol
arasındaki farklar törpülendi. CHP'nin DP'den önemli ölçüde
farkı kalmadı. Bunlarla oluşturulacak bir laik cephe AKP'nin
önünü daha rahat keser."