Şimdiye
kadar resmi belgelerde Alevilerin sayısının kaç olduğuna
ilişkin açıklanmış bir bilgi yok. Bu konuda elinde belge
olduğu iddia edilen Diyanet ise verilerini açıklamıyor.
İddialara göre, 4.5 milyon ile 25 milyon arasında değişen
Alevilerin çoğu artık kentlerde yaşıyor. Toplam sayı hakkındaki
en ciddi araştırma ise 10 milyon civarında oldukları yönünde
bitmiyor!..
Türkiye
2007 genel seçimlerine laik-anti-laik kamplaşmasının sahne
aldığı gergin bir ortamda gidiyor. Siyasi partiler tarafından
oy deposu olarak görülen Aleviler üzerine yapılan tartışmalar,
hiçbir seçim döneminde olmadığı kadar alevli. En sağından
en soluna kadar tüm siyasal partiler Alevi kitlesini cezbetmeye
çalışıyor. İktidar yarışında ve barajı aşma mücadelesinde
birkaç oyun bile altın değerinde olduğu ortamda, Alevilerin
oylarını alan siyasi partiler, önemli bir avantaj elde edecek.
Partiler Alevilere kanca atmaya çalışırken, Aleviler de
Meclis'e mümkün olduğu kadar çok temsilci gönderme derdinde.
Yok sayılmış, horlanmış ancak "rejim tehlikesi" ortaya çıkınca
laik düzenin sigortası olarak hatırlanmış fakat destek verdikleri
partilerin taleplerini karşılamadığı Alevilerin seçimlerde
izleyeceği tavrın izini sürdük. Siyasi parti temsilcileriyle,
Alevi örgütlerinin önde gelen isimleriyle, akademisyenlerle
Aleviliği ve Alevilerin seçim döneminde tercihlerinin ne
olacağını konuştuk. Alevilerin seçimi hakkında herşey bu
dizide...
Sayı
tartışması bitmiyor!
Kimileri
onları laikliğin bekçisi, kimileri rejimin güvencesi, kimileri
de demokrasinin sigortası olarak gördü. Kimileri seçimden
seçime hatırladı, kimileri yok saydı. Birileri için çantada
keklik, ötekileri için ise Meclis'in anahtarıydılar. Bazılarıyla
ezelden düşman olageldiler, bazıları değerlerini yeni anladı.
Aleviler, bir kez daha genel seçimler öncesi siyasi arenada
kıymetli seçmenler haline geldi. Ancak bu seçim öncekilerden
daha farklı geçeceğe benziyor. Herkesin aklındaki soru şu
"Bu seçimlerde Aleviler klasik ezberi bozacak mı?"
Aleviler
siyasi tercihlerini sandıkta ekseriyetle ve geleneksel olarak
ortanın solu ve sosyal demokrat partilerden yana kullanıyor.
Oysa bu seçimlerde Alevilerin tek adresi merkez sol olmayabilir.
Alevi oyları, Cumhuriyet tarihinde ilk kez, 22 Temmuz günü
siyasal yelpazenin çok farklı yerlerinde bulunan partilere
dağılırsa kimse şaşırmamalı. Bu kez Alevi oylarının önceki
seçimlere oranla çok daha fazla bölünme eğiliminde olduğu
görülüyor.
25
MİLYON İDDİASI DOĞRU MU?
Bu bölünmenin arka planında Türkiye'nin yaşadığı sosyolojik
değişimler ve gerçekler var. Alevilerin farklı ekonomik
ve sosyal programları olan partiler arasında ayrışmasının
nedeni şehirleşme ve modernleşme. Sünni nüfusa göre daha
geç ama daha ivmeli bir şehirleşme süreci geçiren Aleviler,
bugün büyük ölçüde köyden kente göçü tamamladı. Hıdır Abdal
Ocağı'na mensup, dede kökenli araştırmacı Ali Yıldırım'ın,
"Türkiye Alevi Atlası" araştırmasına göre, Alevi köylerinin
yüzde 90'ında ilkokullar çocuk olmaması nedeniyle kapatılmış
durumda.
Kentleşen,
eğitim düzeyi yükselen Alevilerin hatırı sayılır bir kesimi
son yıllarda orta sınıflaştı, kimi ciddi bir sermaye birikimine
ulaştı. İstanbul'da büyük bir holdingin sahibi olan Aleviyle,
Tokat'ta çiftçilikle uğraşan bir Alevi vatandaşın hükümetten
talepleri farklılaştı. Bu farklılaşma ve kentleşme temsil
problemi yaşayan Alevilere farklı partilerden Meclis'e seçilebilme
şansı veriyor.
Artık
geçmişte olduğu gibi belirli merkezlerde toplanmış ve blok
olarak kullanılan Alevi oylarından bahsetmek mümkün değil.
Kentin her yanına dağılan Aleviler, şehirdeki kimlikleri
gibi siyasi tercihlerini de sorguluyor. Üstelik bu dağınıklık
Alevilerin sayısının kaç olduğu ve gerçekte siyasi arenada
sanıldığı kadar büyük bir güçleri olup olmadığı sorusunu
da gündeme getiriyor. Diğer bir deyişle Türkiye'de kaç milyon
Alevi var? Eğer iddia edildiği gibi 25 milyon Alevi yaşıyorsa,
bunun 14 milyon 250 bini seçmen olurdu. ODTÜ Sosyoloji bölümünden
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şen'e göre, Alevi seçmenlerin yüzde
70'i CHP'ye, geri kalanı da AKP'den MHP'ye kadar diğer sağ
partilere oy verme eğiliminde. 2002 genel seçimlerinde yüzde
19.41 ile CHP toplam 6 milyon 114 bin 843 oy almıştı.
GERÇEK
SAYIYI BİLEN YOK
Türkiye'de Alevilerin nüfusuyla ilgili tartışma büyük. Herkesin
dilinde farklı rakamlar dönüyor. Aleviler üzerine çalışmalarıyla
tanınan Fransız bilim adamı, Paris'teki Sosyal Bilimler
Enstitüsü (EHESS) öğretim görevlisi Dr. Elise Mesicard'a
göre, Alevilik, resmi istatistiklerde hiç yer almadı. 1960'lı
yıllarda yapılan, köylerin envanteri çalışması ise asla
yayınlanmadı. Bu nedenle Alevi nüfusu, hep spekülasyona
açık bir sorun olarak ortada duruyor. Alevi Birlikleri Federasyonu
(ABF) Genel Başkanı Selahattin Özel, 25-30 milyon Alevi
olduğunu iddia ediyor. ABD Dini Özgürlükler Komisyonu Raporu'na
(USCIRF) göre ise 7 ila 10 milyon arasında. Aslına bakılırsa
sorun, Türkiye'de kaç Alevi var olduğu meselesi değil. Alevi
ve Sünniler arasında yaşam pratikleri ve alışkanlıkları
arasında çok büyük bir fark yokken politik tercihleri arasında
ne kadar fark olabilir?
Mart
2007'de KONDA tarafından yayınlanan bir rapora göre, Türkiye'de
4 milyon 587 bin kişi kendini Alevi olarak tanımlıyor. Alevi
çevrelerinde büyük infial uyandıran anketi yorumlayan ODTÜ'den
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şen, bir anketin sonucunu aslında
sorulan sorunun belirlediğini iddia ediyor: "Dikkat edilirse
4.5 milyon Aleviyim diyor. İnsanlar Aleviyim demekten korkuyor.
Soru farklı formüle edilirse örneğin 'Sizce en önemli din
adamı kim' gibi, farklı bir sonuç çıkabilir." Hacıbektaş
dernekleri öncülüğünde yapılan araştırmaya göre ise Türkiye'de
25 milyon Alevi var.
MGK
onaylı araştırma: 10 milyon Alevi var
Türkiye'de
etnik ve dini grupların sayısı ve nüfusunu bilmek toplum,
devlet ve istihbarat örgütlerinin bir numaralı ilgi kaynağı.
Prof. Dr. Salim Cöhce ve Prof. Dr. Şaban Kuzgun Türkiye'nin
dini coğrafyasını çıkarmak için yaptıkları çalışmada kendilerini
ajanlar ağının içinde buldu. Bir ara kamuoyuna MGK'nın yaptırdığı
araştırma olarak orta çıkan ve "10 milyon Alevi var" diyen
araştırmanın hikâyesi polisiye romanı gibi. Salim Cöhce,
çalışmanın hikâyesini şöyle anlatıyor:
"MGK
bir ara bu çalışmaya karşı olduğunu belirtti birtakım yetkililerle.
Önce üzerimizde baskı bile kuruldu. Bizim öğrencilerimizi
Erzincan'da şurada burada tutukladılar. Rahmetli Vali Recep
Yazıcıoğlu devreye girdi ve bizi destekledi. Sonra Prof.
Dr. Şaban Kuzgun, Ankara'da MGK yetkilileriyle görüştü.
Onları ikna etti. Nihayetinde üzerimizden bu baskı kalktı.
Çalışmalarımız Şaban Kuzgun'un bir trafik kazasında şaibeli
bir şekilde ölmesine kadar devam ettik."
Araştırma,
Cöhce, Kuzgun ve öğrencileri tarafından finanse edilerek
1994-2000 yılları arasında yapıldı. Türkiye'de yaşayan farklı
dinlere, mezheplere mensup insanların il, ilçe, köy veya
mahalle bazında sayılarını tespit eden araştırmanın yüzde
88'i tamamlanabildi. Araştırma verilerine göre, Alevi nüfus
8 milyon 750 bin civarında. Projenin tamamlanmamış kısmı
da hesaba katılırsa yaklaşık 10 milyon Alevi var.
Ali
YILDIRIM / Araştırmacı:
3
büyük kentte yaşayan nüfusun yüzde 25'i Alevi
Ali
Yıldırım'a göre Türkiye'deki Alevi nüfusu 10 milyon. "Türkiye
Alevi Atlası" projesini yürüten Yıldırım, çalışmasını büyük
ölçüde tamamlamış durumda. 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına
göre, köy köy Alevi nüfusunu tespit eden Yıldırım, "Aleviler
nüfuslarını abartıyor" iddiasında:
"Türkiye
Alevi Atlası projesi, bazı yerler dışında tamamlandı. Bu
projenin sonuçlarına göre, Alevilerin oranı 1/3'tür iddiası
gerçekçi değil, anlamlı değil. Alevi nüfusun yoğun yaşadığı
yerlere bakacak olursak, büyük ölçüde İstanbul, Ankara ve
İzmir'de yoğunlaşıyor. Buralardaki nüfusun yüzde 25'i Alevi.
Hatay ve Tunceli dışında bütün yerleşim yerlerinde Alevi
nüfusu yüzde ellinin altında. Üstelik Alevilerin yaşamadığı
birçok il var."
Yıldırım'a
göre Aleviler hakkında en net rakam Türkiye Diyanet İşleri
Başkanlığı'nın elinde. Türkiye'nin her yerindeki imamlar
hangi köyde ne kadar Alevi olduğunu merkeze bildiriyor.
Yıldırım, şöyle diyor:
"Sayıyı olduğundan fazla göstermek Alevilere zarar veriyor.
Siz nüfusu olduğundan fazla göstererek, o gruba olmadık
işler yüklemeye kalkarsınız, sonra onun gereğini yerine
getiremeyip mustarip olursunuz."